-->

Geceye Bir Şeyler Bırak, Ben Gelir Toplarım

Mesela evde kokunu bırak, gittiğin belli olmasın. Sokakta adımlarını bırak, hala beraber yürüyor olalım. Denizde yansımanı bırak, karşılıklı bakışalım. Havada nefesini bırak, aynı şehirde yaşayalım. Bardakta tadını bırak, tekrar içelim.

Gündüzleri gecelere göre daha insaflı görünüyor olabilir ama öyle değil. Gündüz güneş var, hava aydınlık, tüm gerçekler apaçık ortada. Her şeyi görüyorsun. O anda fark edemiyorsun belki, oysa tüm izler hazırlanıyor gece için... Şehrin küçüğü büyüğü fark etmez, herhangi bir köşesinde iz bırakmışsa alıp başını gitmez. Yaşamak, bin parça halinde, kırık kalbinle yaşamak...

Gece olmuş, gündüzün tüm hıncı kendini bırakmak için sabırsız. Sen savunmasız. Ağlamak iki damla gözyaşı değil, bir melül bakıştır şimdi. Hala bölünüyorsun, kırılıyorsun, parçalar çoğalıyor. Toplamak seni, kime düşecek bilinmiyor. Bu dağılma hengamesi ilk değil, son olmasını istiyorsun o hiç değil. En ağırı bu sanıyorsun, büyük yanılıyorsun. Şimdi kırıkların daha çok, onlarda büyüyecek...

Görmek, işitmek, tatmak, koklamak ve dokunmak sana; Beş duyunun da ortak çaresizliği şimdi. İlk kez seven bir çocuk gibi, yağmurdan kaçmayan kelebek gibi çok sevdim seni. Tahribatın da o denli.

Önce kısaldı cümleler, araya soğuk bir rüzgar girdi. Kalplerimiz henüz buz tutmadığı için tekrar sarıldık. Isındık mı? Hayır. Oda sıcaklığında bekletilen duygularımız var bizim. Mevsimini bekliyoruz belki de, ya alev alıp tutuşmak için, ya da buz kesip kırılmak için. Bu belirsizlik hep var. Hiç geçmedi.

Bazen çekip gidiyorsun. Nereye gidiyorsun çocuk!? Geceye bir şeyler bırak ben gelir toplarım.

Mırıldandıklarım ve Haykırdıklarım

Enver Aysever, 1971 İstanbul doğumludur. Türk tiyatrocu, gazeteci, televizyon program yapımcısı, sosyolog, politikacı ve Yunus Nadi Roman Ödülü sahibi yazardır. Birçok edebi esere imzasını atmıştır. Kendisini daha televizyon programlarından tanıdığımızı düşünen Aysever, TV8'de "Lacivert", NTV Radyo'da "Kurşun Kalem" ismini taşıyan edebiyat programları hazırladı. Asıl isim yaptığı televizyon programı ise SkyTürk'te başlayan ve CNNTürk'te devam eden "Aykırı Sorular" tartışma programı olmuştur. Aykırı Sorular'da konuklarıyla kısa sürede çok soru ve dolu dolu cevap almaya çalışan Aysever, karşıt görüşlü yayın grupları tarafından eleştiri bombardımanına tutulmuştur. Herkese verebilecek bir cevabı olduğunu ve Türkiye'nin kimsenin özel mülkü olmadığını defalarca dile getirmiştir. Nazım'ın izinden gittiğini her fırsatta dillendirmiştir.

Aykırı kişiliği ile birçok oluşumun içinde yer aldı. Boyun eğmeyen tavrı ve kararlılığıyla "Aykırı Sorular", televizyon programı dahil, "Aykırı Kumpanya" tiyatro grubu, "Aykırı Akademi" ağırlıklı olarak edebiyat eleştirilerinin yer aldığı bu oluşumlara öncülük etmiştir. Aykırı olmanın dolaylı olarak getirdiği bir takım zorluklar vardır. Bu zorluklarla haysiyetli bir şekilde başa çıkmaya devam ediyor. "Mırıldandıklarım Haykırdıklarım" adlı interaktif tiyatrovari bir gösteri için turneler yapan Aysever, bugün (2/4/2017) Antalya Muratpaşa Belediyesi Kültür Salonunda izleyicileri ile birlikte gösterisini sundu. Aysever'in izleyicileri de oyuna dahil ettiği bu gösteride kendi çocukluğundan başlayıp, şu 46 yıllık ömrü hayatında yaptıklarını, yaşadıklarını, anılarını biraz şairane, biraz da esprili bir dille bize aktarıyor.

80 Dakikalık gösteri süresince temponun duraklamadığını söyleyebilirim. Atilla İlhan'ın şiirlerinden yararlanarak "Ne Kadınlar Sevdim" ismini verdiği oyununun hazırlanış ve Atilla İlhan'a sunuş şekli dinlenmeye değerdi. Eskilere bol bol selam çaktığını da eklemek gerekir. Özellikle Rıfat Ilgaz'la ilgili bilmediğimiz birçok detayı bize fısıldadı. Hababam Sınıfı filmini izlemek yerine birde okumak gerektiğini hatırlattı. Oyunun sonlarında yaptığı en güzel iş ise, kızı Nisan'a yazdığı mektuplar olsa gerek. Her oyunun sonunda bulunduğu il, salon, seyircilerle ve kayda değer diyalogları kızına mektup olarak yazıyor ve postalıyor.

Yine gösteri sonunda kitaplarını imzalıyor. Aysever'i tanıdığım ilk televizyon programı olan "Aykırı Sorular" kitabını aldım ve imzalattım. Kitabını imzalarken kısada olsa biraz konuştuk. Kendisi program hazırlayıp sunacak bir kanal bulamadığı için (gösterileri için salonda bulamıyor) internet tabanlı sosyal hesaplarından canlı yayınlar yapıyor. Daha özgün ve rahat bir ortamda en azından şu sıralar referandumla ilgili fikirlerini anlatmaya çalışırken, ara ara da edebiyat konuşulacağını söylediği yarım saat ortalaması olan yayınlar hazırlıyor. Bu fikri ve başarısı için, yani sosyal medyayı lehine çevirebildiği için onu tebrik ettim. Başarılarının devamını diledim.

Yani sevgili okuyan dolu dolu bir Aysever gösterisi istiyorsanız belki sırada sizin iliniz vardır.

Türkiye'nin Premier Spor Kanalı "S SPORT"

Ülkemizde spor ilgiyle takip edilir. Bu nedenledir ki; ülkemizde medyanın bir kısmını spor medyası oluşturmaktadır. Eskiden sporu ulusal kanallardan izler, Ana Haberlerden sonraki spor bültenlerini ilgiyle takip ederdik. Artık günümüzde spor kanalları sayesinde istediğimiz an istediğimiz spor olayını takip edebiliyoruz.

Ülkemizin önde gelen içerik sağlayıcı medya kuruluşlarından olan Saran Medya Grubu, 2016 Rio Olimpiyatları’nın Türkiye’deki yayın haklarını elinde bulunduruyordu. Hiçbir TV kanalıyla anlaşma sağlanmamış ve Rio Olimpiyatları’nın yayınlanmaması söz konusuydu. Spor alanında gelişmekte olduğunu iddia eden ülkemizde Olimpiyat yayını olmayacaktı ve bu çok utanç verici bir durumdu. Ta ki; Saran Medya’nın olimpiyatları YouTube üzerinden yayınlanacağını açıklayana kadar eleştiriler ardı arkasını kesmemişti. Ülkemizde bir spor olayı YouTube üzerinden yayınlanacaktı ama ayıbımız yine de örtülmeyecekti. Olimpiyatların başlamasına saatler kala TRT ile anlaşılmış, Olimpiyatlar ve Paralimpik Olimpiyaları Hem TRT Hem de YouTube üzerinden yayınlanacaktı.

Saran Grubunun YouTube üzerinden yapmış olduğu Olimpiyat yayınları gayet başarılı bulunulmuştu ki; yeni spor kanalı açma fikri doğmuştu. Eylül sonu ekim başı gibi duyurusu yapılmış kasımda yayına başlayacağı açıklanmıştı yeni kanalın. Kasım ayına gelindiğinde açılan bir kanal yoktu. Kanalın açılması ileri bir tarihe ertelendiği açıklanmış, ne zaman yayına başlayacağı belirtilmiyordu. Aradan epey zaman geçti ve nihayet yeni spor kanalı “S Sport” 18 Mart 2017 saat 00:00’da “Türkiye’nin Premier Spor kanalı” sloganıyla yayına başladı ve ilk yayını UFC Dövüş Gecesi oldu.
S Sport’ta; Başta İngiltere Premier Lig, Amerika Basketbol Ligi, (NBA) Formula 1, MotoGP gibi organizasyonlar yayınlanacak olup, S Spor’u Digiturk 87. D-Smart 78 ve Turkcell TV+ 77 NO’lu kanaldan spor paketlerine sahip olmak kaydıyla izleyebileceğiz.

Maçların çoğunu ücret karşılığında izleyebiliyoruz. Oysa ki; her ligin belirli bir sayıda karşılaşmaları açık kanaldan yayınlanmalı ki bazı ligler yayınlanıyor. Fakat bir futbol sever olarak İngiltere Premier Lig , İspanya La Liga, Almanya Bundesliga gibi çok ilgi gören liglerin de açık kanaldan belirli sayıda maçların yayınlanması taraftarıyım.

Livaneli 50. Yıl "Bir Kuşaktan Bir Kuşağa"

Efsaneler arasında yerini sabitleyen isimlerdendir Livaneli. Yaptıklarıyla hayatımıza bir anıt gibi dikilmiş ve her gün önünden geçerken selam verdiğimiz amcamızdır. Onu tanımlarken müzisyen, senarist, politikacı, yazar ve yönetmen gibi unvanlar kullanabiliyoruz. Onların yanı sıra abi, amca yerine göre de babalık ettiği hallerde olmuştur. Sanat hayatında geride bıraktıklarıyla, geleceğimize ışık tutmasıyla tanıyoruz.

20 Haziran 1946 yılında Konya'da doğmuştu. Tam adı, Ömer Zülfü Livanelioğlu'dur. Edebiyatta, sinemada, siyasette pek çok başarıya ulaşmıştır. Her biri için ayrı bir başlık açılabilir. Biz müzisyen yanını naçizane anlatmaya çalışalım. Birçok albümün sahibi olan Livaneli, çeşitli filmlerin müziklerine de imzasını atmıştır. 300'e yakın besteye ve 30 film müziğine hayat vermiştir. Sayfanın en aşağısında albümde yer alan şarkı/sanatçı listesi yer almaktadır.

Efsane sanatçılar için yapılan saygı albümleri, anma albümleri her zaman favori albümlerim arasında yer almıştır. Livaneli'nin sanatta 50.yılını kutlamak için yapılan bu albümde 50 şarkı (birde bonus şarkı) ve çeşitli sanatçılar yer almaktadır. Birbirlerinden çok farklı tarzlarda müzik yapan sanatçıların böyle bir çalışmada bir araya gelmesi lezzetli bir emek ortaya çıkarıyor. Diğer saygı albümlerini gölgede bırakacak gibi.

Bu tür projeler içerisinde yapılan en büyük prodüksiyon özelliğini taşıyor. Livaneli'nin 50 şarkısına yeniden yorum katan sanatçılar ve şarkıları şunlar (benim en beğendiklerim):


Hepsi birbirinden enfes bu şarkılardan "tekrar tekrar" dinlemek hissi uyandıran küçük bir sıralama yaptım. Bunların en başında gelen isim, Nazım'ın şiirini seslendiren Ceylan Ertem'dir. "Kız Çocuğu" şiirini, Fazıl Say ve Genco Erkal'ın "Nazım Oratoryosunda" dinlerken, pembe elbiseli kız çocuğunun sesinden, bir orada bu kadar etkilenmişimdir birde Ceylan'ın buğulu sesinden dinlerken... Konserlerinde bu şarkıyı istisnasız seslendirmekte olduğunu duydum.
"Hiroşima'da öleli, oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım, büyümez ölü çocuklar."

Jehan Barbur... Bu sesle tanışmak bir lütuf olduğunu düşünüyorum. Sesindeki tonun hafifliği ve dinlendirici etkisi dinleyiciyi hipnotize edici düzeydedir. Livaneli'nin "Bulut mu Olsam" şarkısına yeni bir yorum kazandırmış ve nakaratıyla bizi hüzünlere doğru demir almaya sürüklemektedir. "Deniz olunmalı oğlum" sözleriyle dönemine atıf yapan Livaneli'nin bu şarkısı en iyiler arasında.
"Bulutuyla gemisiyle balığıyla yosunuyla
Bulutuyla gemisiyle deniz olunmalı oğlum"


Fazıl Say gibi bir sanatçının böyle bir projede yer alması gerçekten kalitenin ne denli yüksek olduğunu gösteren en iyi işaretlerden biri olmuş. Serenad Bağcan ile Fazıl Say'ın yolları "Nazım Oratoryosunda" kesişiyor. Bağcan çok sesli koronun kadrosunda yer alıyordu. Bu albüme baktığımızda şimdiyse karşımıza solo sesiyle çıkıyor. "Yiğidim Aslanım" diyerek. Bu şarkı bir çok sanatçının veda ve anma törenlerinde bizi hüzünlendiriyor.
Ne bir haram yedi ne cana kıydı, Ekmek kadar temiz su gibi aydın
Hiç kimse duymadan hükümler giydi, Yiğidim aslanım burda yatıyor





Ahuzar müzik grubunu ilk kez bu albümle beraber duyduğumu itiraf etmek isterim. Grubun solisti Özge Öz Erdoğan "Nefesim Nefesine" şarkısını seslendiriyor. Şarkının bir çok kez başka sanatçılar tarafından seslendirildiğini biliyoruz. Fakat hepsi bir yana duruversin grup solistinin sesi kadife bir his bırakıyor içimizde, oldukça başarılı bir yorum olmuş. Grubun şimdiye kadar iki albümleri var, başarılarının devamını diliyoruz. Takipteyiz.
"Nesine yar nesine, ölürüm ben sesine
Bir daha vursa idi, nefesim nefesine "

Selda Bağcan gibi bir ustanın da albümde yer alması çok hoş olmuş. Türk halk müziğinin ve protest müziğin önde gelen isimlerinden biri olan Selda Bağcan, müzik yaşamına 1971'de başladı. 1948 Muğla doğumludur. Bu albümde "Çırak Aranıyor" şarkısını seslendirdi. Bu şarkı üzerine çok yakışmış. Sevgilerimizi gönderiyoruz.
"Sevda ne yana düşer usta, Hicran ne yana
Yalnızlık hep bana, bana mı,, Düşer usta?"

Mert Fırat, Ankara Üniversitesi Tiyatro bölümü mezunu başarılı oyuncu. Bazı organizasyonlarda şarkı söylediğine rast geldik. "Bir Varmış Bir Yokmuş" filminde hem oynadı hem de şarkılarını söyledi. Şimdiye karşımıza, Livaneli'nin en bilinen şarkılarından olan " Güneş Topla Benim İçin" şarkısını seslendirmiş. Bu şarkının yeri benim için ayrıdır. Sanıyorum dinlediğim ilk Livaneli şarkılarından biri olma özelliğini taşıyor.


"Geceleri Gökyüzünden Canım

Güneş Topla Benim İçin"



Müzik dünyasına giriş yaptığı ilk günden buyana ilgiyle takip ettiğim sanatçılardan biridir. Albüm kayıtlarında sesini bu kadar net duyabildiğim için dinlerken her zaman keyif almışımdır. Eski albümleri şahane, şimdikilerse yine güzel... Farklı bir yorum olmuş "Karlı Kayın Ormanı" için ama bu şarkıyı bir kadın sesiyle dinlemek ayrı bir tat vermiş diyebiliriz herhalde.

Yedi tepeli şehrimde bıraktım gonca gülümü.
Ne ölümden korkmak ayıp, ne de düşünmek ölümü.


Zuhal Olcay, 1998 yılında söylediği "Ankara'da aşık olmak zor iki gözüm" şarkısından sonra benim için farklı bir boyut kazanmıştır. Nazım Oratoryosunda da söylediği şarkılarla o boyutu genişletmiştir. Kendilerini çok severim, sayarım. "Sevdalı Başım" şarkısını da bizlere söylediği için ayrıca mutlu olduğumu söylemeliyim. Var ol.
Ah benim sevdalı başım. Ah benim şair telaşım
Ah benim sarhoşluğum. Ah çılgın yüreğim
Sus artık uslandır beni

Şevval Sam'dan herhangi bir şey dinlemek bile güzelken "Hoşçakal Kardeşim Deniz" şarkısını dinlemek ayrı bir güzel olmuş. Livaneli'nin Deniz'lere selamı var. Denizlerin bizlere söyleyecekleri var.
"Biraz daha umutluyuz! Biraz daha adam olduk.
İşte geldik gidiyoruz. Hoşçakal kardeşim deniz "

İsmini sevdiğim ve hep seveceğim gruptur Yeni Türkü! İsimlerini şair/yazar Yaşar Miraç'tan almışlardır. Yeni Türkü'nün solisti Derya Köroğlu tarzıyla benim nezdimde sağlam bir sempatiye sahiptir. Grubun dinlediğim her şarkısı hep tazedir, hep yeni, hiç eskimiyor gibi. Livaneli'den "Gözlerin" şarkısını söylediler. Kusursuz...
"Gözlerin bir çığlık, bir yaralı haykırış.
Gözlerin bu gece çok uzaktan geçen bir gemi 
Ellerin bir martı, telaşlı ve ürkek.
Ellerin fırtınada çırpınan bir beyaz yelken"

Bunca güzel şarkıyı bizlere sunduğun için teşekkürler Livaneli! 50.sanat yılını tekrar tekrar kutlarız. Şarkıların ve bestelerin sonsuza dek bir kuşaktan diğer bir kuşağa durmaksızın yaşayacaktır. Çünkü iz bırakanlar unutulmaz Livaneli!

1.Günlerimiz - Sezen Aksu
2.Merhaba - Candan Erçetin
3.Belalım - Sıla
4.Çırak Aranıyor - Selda Bağcan
5.Gün Olur - Yaşar
6.Leylim Ley - Kardeş Türküler
7.Zor Yıllar - Funda Arar
8.Gözlerin - Yeni Türkü
9.Sevda Değil - Linet
10.Dağlara Küstüm Ali - Aynur
11.Güneş Topla Benim İçin - Mert Fırat
12.Çok Uzak - Melihat Gürses
13.Sevdiceğim - Bekir Ünlüataer
14.Bana Bir Şarkı Söyle - Tuna Velibaşoğlu (Seksendört)
15.Yalnız İnsan - Özgün
16.Sevdalım Hayat - Çocuk Kalbim Seni Söyler Korosu
17.Veda Film Müziği - Henning Schemiedt & Ulrich Maiss (Ekstra Parça)
18.Yiğidim Aslanım Burda Yatıyor - Fazıl Say & Serenad Bağcan
19.Memik Oğlan - Kubat
20.Sevdalı Başım - Zuhal Olcay
21.Saat 4 Yoksun - Suavi
22.Sürgün - Aynur Aydın
23.İstanbul'u Dinliyorum - Teoman
24.Sus Söyleme - Yonca Lodi
25.Böyledir Bizim Sevdamız - Gece Yolcuları
26.Bir Yelkenlim Olsaydı - Nükhet Duru
27.Kardeşin Duymaz - Feridun Düzağaç
28.Nefesim Nefesime - Ahuzar
29.Mektup - Mehmet Erdem
30.Hoşçakal - Şevval Sam
31.Asya - Afrika - Halil Sezai
32.Bulut Mu Olsam - Jehan Barbur
33.İçimden Biri - Fırat Tanış
34.Kuşların Vurulduğu Zaman - Rojin
35.Özgürlük - Kenan Doğulu
36.Eski Tüfek (Bir İnsan Ömrünü Neye Vermeli) - Erkan Oğur & İsmail Hakkı Demircioğlu
37.Karlı Kayın Ormanı - Göksel
38.Kan Çiçekleri - Haluk Levent
39.Mayın - Cengiz Özkan
40.Atlı - Onur Akın
41.Yangın Yeri - Harun Tekin
42.Neylersin - Sevcan Orhan
43.Nurhak - Hüsnü Arkan
44.Hoşgeldin Bebek - Bulutsuzluk Özlemi
45.Kız Çocuğu - Ceylan Ertem
46.Yalnızlık - Selçuk Balcı
47.Akdeniz - Ata Demirer
48.Duvarlar - Seyfi Yerlikaya
49.Gökkuşağı - Özlem Taner
50.Merhaba (Kürtçe) - Ciwan Haco
51.Memleket Kokulu Yarim - Kardeş Türküler
×

KATEGORİLER:
PROJELER
BİZE ULAŞ:

  • E-Posta
  • okanoztuurk@gmail.com



|| 2011 Tüm Hakları Saklıdır ||