Şampiyon (Bizim İçin) Film Eleştirisi

7 Aralık 2018 vizyon tarihli ve Ahmet Katıksız yönetmenliğindeki 129 dakikaya sığdırılmış bir biyografinin dramını izliyoruz. Türkiye'nin en çok tanınan jokeyi Halis Karataş ve onun efsaneleşen yarış atı Bold Pilot'un tanıştıkları ilk günden itibaren aralarında gelişen dostluğun samimiyetiyle perçinlenen Bold Pilot'un sahibinin kızı ile yaşadığı aşkın hikayesine tanıklık ediyoruz. Özellikle yaşanmış bir hikaye olması ve bunun beyaz perdeye başarılı bir şekilde aktarılmasında emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.

Bu filmi izledikten sonra çok farklı duygulara sahip olacağınızı söylemek pekte abartılmış sayılmaz. Efsane yarış atı olan Bold Pilot'un canlandırılmasında beş farklı atın kullanıldığını öğreniyoruz. Bu farklılıkları çok başarılı bir şekilde kamufle etmişler. Bold Pilot'u canlandıran atlarda aöyle güzel sekanslar yakalanmış ki, ne kadar emek sarf ettiklerin tahmin bile edemiyorum. Müthiş zahmetli bir iş ve sonucu harika biten bir yapımdır. Halis Karataş'ı canlandıran Ekin Koç ve Begüm karakterini canlandıran Farah Zeynep Abdullah'ın uyumuyla birlikte Özdemir Atman'ı (Bold Pilot'un sahibi) canlandıran Fikret Kuşkan'ı da kutlamak yerinde olacaktır.

Halis Karataş, Sivas'ta yaşamaktadır. Abisinin ölümüyle sonuçlanan at sevgisi yıllar geçse de değişmemiştir. Jokey olmaya karar verdiğinde kendini İstanbul Veli Efendi Hipodromunda bulur. Bir zamanlar Türkiye Jokey Kulübü başkanlığında da bulunan Özdemir Atman ile tanışır ve onun sunduğu imkanlar doğrultusunda Bold Pilot ile tanışır ve yarışlara hazırlanmaya başlarlar. Patronun kızı Begüm Atman'la tanışır ve kısa sürede karşılıklı bir sevgi çemberinin içinde buluşurlar. Tabii ki bir çatışma noktası olacaktır. Bu sanılacağı gibi zengin kız fakir oğlan melodramından farklı olarak bizlere yansıtılmamıştır. Onların aşkı birçok engelin ortadan kalkması için bir kıvılcım olacaktır. Begüm kanser tedavisi görmektedir ve Halis ise onun yaşama tutunması için uygun koşulları hazırlamaktadır.

1996 yılı Gazi Koşusunda 2.26.22'lik rekoru hala kırılamayan Halis Karataş ve Bold Pilot'un gerçeğiyle neredeyse birebir çekilen yarış görüntüleri tam bir ekip işi olduğunu apaçık gösteriyor. Her yarış sahnesinde heyecanımızı bir an olsun kaybetmeden izliyoruz. Çünkü umudun galip gelmesini arzuluyoruz. Tüm yarışlarda geriden gelip birinciliği alan Bold Pilot ve Halis'in bizlere de bir mesajı var:

"insan, yarışlara bir gün mutlaka yenileceğini bile bile katılır."

Bizler umudumuzu hep kenara köşeye saklarız. Bazen doğru zamanı bulmak için geç kalırız, bazende erkenden harcarız. Umut öyle bir şeydir ki: "ya hep ya hiç" zıtlığının arasındaki ince çizgide patlamayı ister. Bold Pilot aslında umutlarını unutmuş insanlara bir farkındalık yaratmak için koşuyor. Koşuyor ve başarıyor! Bold Pilot geliyor!

Filmin sonunda Halis Karataş ile yapılan küçük bir röportaj, Gazi Koşusundan görüntüler ve Emre Tilev'in sunduğu spor haberlerindeki Bold Pilot'un ölüm haberi de yer almaktadır. Aramızdan Bold Pilot adında bir efsane gelip geçerken, bir diğer efsane; yaşayan efsaneye Halis abiye de sevgilerimizle...


Begonvil..

Yağmuru neden bekler insan?Kimine göre huzurdur kimine göre hüzün.Bu sabah bana gökkuşağını görmem için bir nedendi oysa..Sabah 8:27 idi.Hayatımdaki hiçbir ses bana böyle güzel 'GÜNAYDIN' dememişti.Bugün öylesine bir uyanış değildi.Kaç sabah gülerek uyanır ki bir insan?Teşekkür ederim..

Dün gece içim ısındı ilk defa..Bir gülüş ya da bir bakış nasıl ayaklarını yerden kesebilir?Hala daha kendime gelemiyorum.Gökyüzü bulutlu falan değil bugün..

Kendi bahçemi düzenlemeye karar verdim artık.Yepyeni begonviller ekiyorum.Yağmurum yetiyor onları sulamaya.Rengarenk olacaklar biliyorum.Gökkuşağını bahçemde yaşayacağım.Hele ki o naif kokusu..İnsanı sarhoş etmeye yetecek kadar büyülü..İçime çektikçe büyüyorum..Büyüdükçe içime çekmeye devam ediyorum.Aklı başında bir sarhoşluk kadar güzeli olamaz..Bahçem çok güzel olacak inanıyorum..

Bir şişe Müzeyyen açıp arka fonda çalan şarkılara eşlik etmek ve bunların hepsini yaparken mutluluktan uçmak..Kulağa imkansız gibi gelse de şarkılar hep seni söyler bana artık.Elbet bir gün buluşacağız derken meğer haklılarmış.Bak buldum seni işte..Yarım değilim artık.Tamamlanıyorum..Geceleri rüyamda ismini sayıklıyorsam eğer kulağıma bıraktığın ezgilerdir sebebi..Ben artık gece olamam ki..Gülünce gözlerinin içi de gülerken benim güneşim batamaz artık..

Yükseliyorum..Başım bulutlara varıyor..Kendi filmimi izliyorum artık ben.Kocaman bir hayat salonun da seninle en önden hemde..

Hoşgeldin..



FIFA 2018 Dünya Kupası (Güncel 1 Temmuz)





Bir futbol şöleni daha sayılı günlerin ardından geride kaldı ve Rusya'nın ev sahipliğini üstlendiği dünyanın en görkemli, en renkli turnuvası Dünya Kupası bugün başladı (14 Haziran). Bir klasik haline gelen TRT yayıncılığı yine bize eşlik ediyor olacak. 4K teknolojisi ile yayın kalitesini arttıran TRT bizlere futbolu en canlı şekilde hissettirecek. TRT'nin Dünya Kupası kadrosunda yer alan isimler: Levent Özçelik, Erdoğan Arıkan, Ersin Düzen, Mehmet Sevinç, Kerem Öncel, Cüneyt Kıran, Güven Göktaş, Alper Bakırcıgil, Hünkar Mutlu, Serkan Yetkin, İbrahim Kırkayak, Veli Yiğit...


Farklı kıtalardan 32 ülkenin sahne alacağı son organizasyonda açılış maçı ev sahibi Rusya ile Sudi Arabistan arasında oynandı. Rusya ilk yarıda bulduğu iki golle devreyi önde kapatırken ikinci devrede ise hanesine üç gol daha ekleyerek son zamanların en iyi başlangıcını yaptı ve sahadan 5-0 gibi farklı bir skorla ayrıldı. A Grubu müsabakasında goller Yuri Gazinskiy, Denis Cheryshev (2), Artem Dzyuba ve Aleksandr Golovin'den geldi. Uzun süredir Rusya takımında işler yolunda gitmiyordu, bu galibiyet onlar için artı bir motivasyon sağlamış oldu. Turnuvada favori gösterilmeyen Rusya grup aşamasında göstereceği performansa bağlı olarak B grubundaki muhtemel rakipleri İspanya/Portekiz ikilisinden birine yakalanacak. Grubun diğer maçı Mısır - Uruguay (15 Haziran 15:00)

2.GÜN 15 HAZİRAN 2018


Bugün oynanan üç maç vardı. Günün ilk maçında Mısır - Uruguay'la karşılaştı. Salah yedekler arasındaydı bu durum Mısır için elbette dezavantajdı. İlk yarı gol sesi duyulmadı. Uruguay beklenenden kötü başlamıştı. Uzatma dakikalarında Jose Gimenez'in attığı golle Uruguay beklediği üç puanı hanesine yazdırdı. Mısır işini zora soksa da, hala şansının devam ettiği söylenebilir.

Günün ikinci maçı bir öncekine nazaran daha hareketliydi özellikle ilk yarı temponun düşmediği bir karşılaşma oldu. Fas - İran mücadelesinde ikinci yarı istenilen futbol düzeyine ulaşılamadı. Oyun sürekli durdu, sakatlıklar vardı, top kontrolü her iki takımda da değildi. 90+5'de gelen gol Faslıları yıktı.

Gruplar belli olduktan sonra otoriteler tarafından "erken final" olarak nitelendirilen maç günün sonunda oynandı. Portekiz - İspanya mücadelesinde tam 6 gol vardı ve her iki takımda birer puanla sahadan ayrıldı. Skor tabelasını bir başka deyişle Ronaldo 3 - 3 İspanya 3 şeklinde ifade edebiliriz. Turnuvanın ilk maçında hat-trick yapan Ronaldo, gol krallığında yerini en üste iğneledi. Kariyerinde eksik olan tek kupayı ne kadar çok istediğini görmüş olduk. Portekiz iki kere önce geçtiği maçta 3-2 geri düştü. Ronaldo ilk golü penaltıdan, ikinci golü sert vuruşun ardından kaleci hatasıyla ve üçüncü golü ise jeneriklik olacak güzellikte frikikten buldu. İspanya'da ise 2 gol bulan Diego Costa'ya üçüncü golü kaydeden Nacho oldu. İlk maçlar sonunda İran lider, ikinci maçlar grubun son şeklini belirleyecek gibi görünüyor. İspanya'ya karşı ilk kez ve Dünya Kupalarında 33 yıl 130 gün ile hat-trick yapan en yaşlı oyuncu Cristiano Ronaldo oldu.

3.GÜN 16 HAZİRAN 2018


Bugün dört maç vardı. Günün açılış maçında turnuvanın favorilerinden ve kupaya en yakın takımlardan olan Fransa'yı Avustralya karşısında izledik. Fransa maç genelindeki performansıyla çok vasat kaldı. Oyunu istediği gibi yönlendiremedi. Video hakem uygulaması ile kazandıkları penaltıyı Antoine Griezmann ile gole çevirdiler. Hemen akabinde bu sefer Avustralya penaltı kazandı ve Mile Jedinak ile skoru eşitledi. Dakikalar 80'i gösterirken Paul Pogba'nın golü geldi. Fransa'nın ikinci golü akıllı çizgi uygulamasının onayıyla geldi. Bir nevi Teknoloji (Fransa) 2 - 1 Avustralya diyebiliriz.

D grubunun sonucu ve aynı zamanda Messi'nin de performansının merakla beklendiği maçta puanlar paylaşıldı. Messi'nin bir penaltı kaçırdığı maçta Arjantin pekte varlık gösteremedi. İzlanda'nın katı savunmasını çözemediler. Portekizli Ronaldo'nun dünkü performansının ardından Messi'ye çevrilen gözler bekleneni veremedi. Arjantin'in golünü 19' dakikada Sergio Aguero atarken, İzlanda adına cevabı 23' dakikada Alfred Finnbogason verdi. Arjantin favori olduğu maçta geride 2 puan bıraktı. İzlanda, Dünya Kupalarına katılan 340 bin ile en az nüfusa sahip olan ülkesi oldu. 2016'da çeyrek finale yükselen İzlanda bu gruptan çıkmaya aday.


C grubunun ikinci günün ise üçüncü maçında Peru ile Danimarka karşılaştı. Peru oynadığı futbol ile alkış topladı. Penaltı kaçırdığı maçta gol bulamayan Peru, Danimarka'ya 1-0 mağlup oldu. Danimarka'nın golünü 59'da Yussuf Poulsen kaydetti. Son anları büyük heyecana sahne olan maçta Peru beraberliğin eşiğinden döndü. Bu çizgisini korursa puan ve puanlara sahip olacaktır.

Hırvatistan Nijerya karşısında pekte zorlanmadan galibiyete ulaşması beklenen bir sonuç oldu. Nijerya takımı zaman zaman etkili olmak istese de Hırvat savunması buna geçit vermedi. Oghenekaro Etebo 32'de kendi kalesine attığı golle Hırvatlar öne geçti. Luka Modric 71'de penaltıdan bulduğu golle skoru belirledi. Kupanın taliplilerinden Arjantin'in berabere kalması, İzlanda'nın puan alması, Hırvatların ilk maçlar sonunda liderliğe oturmasına imkan sağladı. Arjantin'in ilk maçta etkili olamaması diğer maçlara da sirayet ederse, gruptan çıkamama durumlarını da göz önünde bulundurmak yanlış olmaz. İzlanda gruptan çıkmaya göz kırpıyor.

4.GÜN 17 HAZİRAN 2018


Günün ilk maçında Kosta Rika - Sırbistan ile karşılaştı. Sırpların etkili futbolu Kosta Rika'yı zaman zaman zora düşürse de kontra ataklarla denge kurmaya çalıştı. İlk yarıda gol sesi çıkmadı. Aleksandar Kolarov'un serbest vuruşla bulduğu gol Dünya Kupası'nın en iyi gol sıralamasında kendine güzel bir yerden rezervasyon yaptırdı. Sırbistan'ın golü 56'da geldi ve aynı zamanda maç sonucu olarak kaldı. Grubun favorisi Brezilya'nın İsviçre karşısında puan kaybetmesi beklenen bir sonuç değildi elbette. İkinci maçlar grubun kaderini belirleyen maçlar olacak.

F grubunun açılış maçı belki de grubun ve kupanın en keyifli ilk yarılarından birine aday oldu. Almanya ve Meksika arasında oynanan maçın özetini şu şekilde yapabiliriz. Almanlar çikolatalarını ikram etmeye gelmiş gibiydiler, ama Meksika acısıyla karşılaşınca biraz bozuldular. Hirving Lozano'nun 35'de kaydettiği gol maçında skoruydu ama ilk yarıda Meksika daha fazla atak yapan ve daha fazla istekli olan taraftı, gol sayılarını arttırmak için birçok fırsat yakaladılar, değerlendiremediler. İkinci yarı Almanların toparlanma süreci olarak geçti. Meksikalılar oyunu kilitledi, Almanlar o kilidi açamadı.

Dünya Kupalarının her zaman favorilerinden olan Brezilya grubun ilk maçında beklenmedik bir skorla sahadan ayrıldı. İsviçre karşısında Philippe Coutinho'nun 20'nci dakikada şık golüyle öne geçti. İsviçre 50'nci dakika Steven Zuber ile yanıt verdi skor dengelendi. Neymar'ın etkili oyunu skora yansımayınca her iki takımda sahadan birer puanla ayrıldı. Gruplara yara alarak başlayan Brezilya yinede liderlik için tek aday görünüyor. Bu grubun liderliği diğer gruplara göre biraz daha önem arz ediyor. Çünkü muhtemel ikinci tur eşleşmelerinde rakipleri Almanya olabilir. Bir önceki dünya kupasının rövanşı erkene alınabilir. Yoluna kayıpsız devam etmesi durumunda, Almanya'nın da grubu lider bitirememesi halinde bizleri enfes bir maç bekliyor olacak. İsviçre ise grup ikinciliği için göz kırptı.

5.GÜN 18 HAZİRAN 2018


Günün açılış maçında İsveç ve Güney Kore karşılaştı. Maça İsveç çok etkili başladı. Oyunu Kore yarı alanına yıktı ve uzun süre oradan ayrılmadı. İlk yarıda gol bulamasa da oyun üstünlüğünü korudu. Güney Kore ikinci yarıda biraz kendine gelmiş gibiydi. Öne geçme fırsatlarına sahip oldular ama sonuca ulaşamadılar. Andreas Granqvist dakika 65'te penaltıdan kaydettiği golle takımını öne geçirdi. VAR uygulamasının kullanıldığı maçta penaltı kararı hakemler tarafından tekrar izlendi ve beyaz nokta işaretlendi. VAR uygulaması şuana kadar verimli işler gerçekleştiriyor. İlk maçlar sonunda İsveç ve Meksika tepedeler.

Belçika Panama maçının tek taraflı bol gollü geçmesi bekleniyordu. İlk yarı sonucuna bakıldığında tabelalarda gol sayısı yoktu. Maç genelinde Belçika oyunu yrakip yarı sahada kurmuştu. Panama'nın kayda değer bir atağı var, onun dışında kalecilerini kullanmadılar. Thibaut Courtois, Dries Mertens, Kevin De Bruyne, Romelu Lukaku, Eden Hazard ve diğerleri... Kupanın en büyük favorilerinden biri olan Belçika, ikinci yarıda bulduğu 3 golle net bir galibiyet elde etti. 47'de Dries Mertens, 69 ve 75'te Lukaku'nun golleri vardı. Grup liderliğini İngiltere maçı belirleyecektir.

Günün son maçında İngiltere ve Tunus karşılaştı. Kupalarda İngiltere'nin bahtsızlığını biliriz. Bu sefer nasıl bir başlangıç yapacakları yine merak konusuydu. İlk maçlar hep zor geçer... Bir çok kupa favorisinin de puan kaybederek başlaması, İngiltere için küçük bir tehdit niteliği taşıyordu. İngiltere iyi başladığı maçta 11'inci dakikada Harry Kane'nin golüyle öne geçti. İkinci gol için bastıran İngiltere kalesinde penaltı golü gördü. 35'te Ferjani Sassi Tunus'un tek golünü kaydetti. İngiltere öne geçmek için çok mücadele etti. İşler çıkmaza girmek üzereyken sahneye tekrar Harry Kane çıktı ve 90+1'de birazda savunma hatasıyla bulduğu golle takımını öne geçirdi. Grubun beklenen maçı Belçika ile İngiltere arasında olacak.

6.GÜN 19 HAZİRAN 2018


Dünya kupasının son grubunun ilk maçında Kolombiya ve Japonya karşılaştı. Baştan söylemek isterim ki, Güney Kore ve Japonya iki ülkeden birini üst turlarda görmeyi arzuluyorum. Güney Kore ilk maçında yenildi, Japonlar ise kazanmayı bildi. Henüz 3'üncü dakikada Shancez kırmızı kar görünce birçok ilki bizlere yaşatmış oldu. Rusya'da düzenlenen organizasyonun ilk kırmızı kartı, Dünya Kupalarının en erken ikinci kırmızı kartı ve Kolombiya'nın Dünya Kupalarında oynadığı 19 maçta gördüğü ilk kırmızı kart olarak tarihe geçti. Kupada kırmıızı kartı en erken gören isim ise Jose Alberto Batista olmuş. Uruguay - İskoçya maçının henüz 54'üncü saniyesinde görmüş. On kişi kalan rakibi karşısında oyun üstünlüğünü kabul ettiren Japonya, kırmızı kartla beraber gelen penaltıyı Shinji Kagawa ile 6.dakika gole çevirdi. 39'da Kolombiya "gol teknolojisinin" de yardımıyla serbest vuruştan Juan Quintero'nun vuruşuyla bulduğu golle beraberliği sağladı ve soyunma odasına 1-1 eşitlik ile gidildi. İkinci yarıda Japonya kısa ve yan paslarla oyunu sürekli kontrol altında tutmayı başardı. İlginçtir ki Japonya kafa vuruşunun ardından gelen gol ile öne geçti. Yuya Osaka'nın 73'te kaydettiği gol aynı zamanda skoruda belirlemiş oldu.

H grubunun ikinci maçı Polonya - Senegal arasında oynandı. Favori her ne kadar Lewandowski'li Polonyo olarak görünse de Senegal çok iyi oynadı, Polonya'nın etkili atağı hiç olmadı dersek yanlış olmaz. Thiago Cionek'in 37'de kendi kalesine gönderdiği gol Senegal öne geçti. Dakikalar 60'ı gösterdiğinde savunma ve kaleci işbirliğiyle gelen hatayı N'Baye Niang değerlendirdi ve farkı ikiye çıkardı. Polonya'nın tek golünü Grzegorz Krychowiak 83'te kaydetti. Senegal bu futbolunu oynamaya devam ederse grup liderliği için önemli adaylardan biri olur. Kolombiya ağır yara aldığı ilk maçtan sonra kendine gelir. Polonya daha ilk maçtan hayal kırıklığına uğrattığı taraftarın gönlünü nasıl alacak bilinmez. H grubunda bütün takımlar son ana kadar ikinci turu zorlayacak gibi duruyorlar.

Bütün gruplarda ilk maçlar tamamlanırken sıra artık ikinci maçlara geldi. Rusya Sudi Arabistan karşısında 5-0 gibi net bir skorla sahadan ayrıldıktan sonra ikinci rakibi son dakikada yediği gol ile yıkılan Mısır'dı. Keyifli geçen maçta Salah'ta oynuyordu. İlk yarısı golsüz geçen mücadelede Mısır mutlaka puan veya puanlar almak zorundaydı. Gol fırsatlarından yararlanamayınca beklenen oldu. 47'de Ahmet Fathy kendi kalesine gol atınca, Mısır'da işler kötüye gitmeye başladı. Buna rağmen organize atak geliştirebiliyordu ama sonucu bir türlü ulaşamayınca 59'da Denis Cheryshev Rusya'nın ikinci golünü kaydetti. Çok geçmeden Artem Dzyuba 62'de farkı 3'e çıkardı. Video hakem uygulaması kararı ile Mısır penaltı kazandı. Mısır'ın bu turnuvada ve aynı zamanda Mohamed Salah'ın Dünya Kupasındaki ilk golü 73'te gelmiş oldu. Bu sonuçla beraber Mısır, Dünya Kupasına veda ederken hayal kırıklığı yaşattı. Rusya iki maç sonunda 8 gol bulurken ikinci tura adını yazdıran ilk takım oldu.

7.GÜN 20 HAZİRAN 2018


B grubunun iki sağlam favorisi İspanya ve Portekiz ilk maçta karşılaşmış sahadan 3-3 berabere ayrılmışlardı. Diğer taraftan İran son dakikada bulduğu gol ile Fas'tan 3 puanı çalmıştı. İkinci maçlar her iki favori içinde daha zor geçmesi bekleniyordu. Portekiz'in karşısında Fas henüz 4'üncü dakika gol yiyince maç baştan kopacak gibi oldu. Cristiano Ronaldo'nun ikinci maçta 4.golünü kaydetti ve Portekiz'in ikide iki yapmasında büyük rol oynadı. B grubunda 4 puanla yoluna devam ediyor. Son maçları oldukça zor geçecek gibi görünüyor. 3 puanlı İran, varını yoğunu ortaya koyup Portekiz'den istediğini almak için savaşacak.

Günün ikinci maçı Uruguay ile Suudi Arabistan arasında oynandı. A grubunda Rusya ikinci turu garantiledikten sonra gözler Uruguay üzerindeydi. İlk maçlarında Mısır'ı son dakikalarda buluduğu golle devirmişlerdi. Suudi Arabistan ise turnuvanın açılış maçında ev sahibi Rusya'dan 5 gol yemişti. Uruguay, rakibi karşısında rahat bir skorla kazanacak gibi izlenim bıraksa da maçta sadece 1 gol vardı. 23'te Suarez'le öne geçen Uruguay skoru korudu ve pekte tatmin etmeyen bir futbolla sahadan 3 puanla ayrılarak A grubundan çıkmayı başardı. Son maçları Rusya karşısında lideri belirleme maçı olacak. Diğer maçta ise Suudi Arabistan Mısır ile formalite maçına çıkacak.

İspanya'nın Portekiz karşısında iki kere geriye düşüp, 3-2 öne geçtiği maçın ardından İran ile karşılaştı. 1 puanlı İspanya 3 puanlı İran karşısında epey uğraştı. İran 54'üncü dakikaya kadar çok iyi direndi. Dada da direnebilirdi ama biraz talihsiz bir gole ile skorda geri düştü. Ama oyun olarak mücadelelerini sonuna kadar sürdürdüler. Diego Costa'ya yazılan gol, onun turnuvadaki 3.golü olarak kayıtlara geçti. İran son maçında Portekiz karşısında puan ve puanlar için mücadele edecek.

8.GÜN 21 HAZİRAN 2018


C grubunda ikinci maçlar başladı. Danimarka ile Avustralya karşı karşıya geldi. Bir tarafta Peru'yu mağlup eden Danimarka diğer tarafta Fransa'ya mağlup olan Avustralya... İki takımda istekli başladı. Dakika 7'de Christian Eriksen'le 1-0 öne geçen Danimarkanın üstünlüğü ilk yarı bitmeden sona erdi. 38'de penaltı vuruşunu goole çeviren Mile Jedinak, turnuvadaki ikinci golüne imza attı. Fransa'nın 6 puanla gruptan çıkmayı garantilemesinin ardından gözler ikinciliğin kime gideceğini takip etmeye başladı. Avustralya mı, Danimarka mı?

Grubun ikinci maçında Fransa Peru karşılaşması vardı. Her iki takımda erken bir gol için hızlı başladı. 34'üncü dakikada Kylian M'bappê'nin golü ile öne geçmeyi başaran Fransa, ilk yarıda bulduğu gol fırsatlarını değerlendiremedi. Peru'nun kendine güvenen futbol anlayışı sahada rahatça görebiliyorduk. İkinci yarısında tamamen skorun üzerine yaslanan bir Fransa vardı. Neredeyse rakip kaleye hiç uğramadı. Bu kadar kaliteli ve geniş kadroya sahip olan takımın ikinci yarıdaki oyun anlayışı çok vasattı. Dünya Kupası için en net adaylardan biri olarak gösterilmesiyle iki maçtır göstermiş olduğu performans çelişiyor ama tüm bunlara rağmen 6 puanla grup lideri konumunda. Peru ise turnuvaya erken veda edenlerden oldu. Fransa tarihinin en genç gol atan oyuncu Trezeguet'in rekorunu Kylian M'bappê yeniden yazdı.

Arjantin ve Hırvatistan maçının ilk yarısı çok hızlı başladı. İki kalede de etkili ataklar izledik fakat golle tanışamadık. Defansta zor anlar yaşayan Arjantin, hücumda o kadar zorlandı. Hırvatlar ise 3'lü Arjantin savunmasını çok rahatsız etti. Arjantin kalecisi tereddütler yaşattı. Özbek hakemin kararlarını her iki takımda beğenilmiyordu, sürekli itirazlar geliyordu. İkinci yardı hiç beklenmedik bir skora sahne oldu. Arjantin'in Messi'sini kilitlemeyi başaran Hırvat savunması, 53'te Ante Rêbic'in golüyle öne geçti. Bu gol çok tartışılacak, çünkü Arjantin kalecisi inanılmaz bir hata yaptı ve belki de Arjantin'in tüm umutlarını yıktı.Arjantin iyice risk almaya başlamıştı. Tüm hücumcular oyuna dahil olmuş skoru düzeltmeye çalışıyorlardı. Beklenen olmadı. Hırvatlar 80'de Luka Modric ile 90+1'de ise Ivan Rakitic ile gol buldu ve Arjantin'i 3-0 gibi farklı bir skorla mağlup etti. Bu skorun ardından Hırvatistan grup lideri olarak çıkmayı kesinleştirirken, Messi ve takım arkadaşlarını Nijerya İzlanda maçının sonucuna mahkum etti. Tam bir hayal kırıklığı...

9.GÜN 22 HAZİRAN 2018


Günün açılış maçında Brezilya Kosta Rika maçını izledik. İlk yarısına üst diyenlerin kuponlarını yatıran maçta Brezilya ikinci yarı iki gol bularak gruptaki ilk galibiyetini aldı. Gollerini 90'ıncı dakikadan sonra bulan Brezilya tüm izleyenleri şaşırttı. 90+1'de Philippe Coutinho turnuvadaki ikinci golünü attı, 90+7'de ise nihayet Neymar gol ile tanıştı. 4puanla averajla liderlik koltuğunda. Net gol pozisyonlarına giren Brezilya farkı açabilirdi yada tam tersine de maruz kalabilirdi. Eğer Kosta Rika, biraz daha şanslı olsaydı, bir gol bulabilselerdi skoru koruyabilirlerdi. Çünkü kalecileri Navas çok değerli kurtarışlara imzasını attı. Kosta Rika kupaya veda edenler listesine eklenirken son maçı İsviçre karşısında olacak.

D grubunun lideri büyük ölçüde Hırvastistan olacak. Arjantin'in kupaya devam edebilmesini kolaylaştırmak için Nijerya'nın bugünkü maçta İzlanda'yı mağlup etmesi gerekiyordu. Bunun biraz zor olacağını tahmin ediyorduk. Tahminlerimizde yanıldığımızı Nijerya bize açık seçik gösterdi. İlk yarı golsüz tamamlandı, 49'uncu ve 75'inci dakikalarda Ahmed Musa'nın ayağından gelen goller Nijerya'nın 3 puanı almasına direk katkıda bulundu. İzlanda bu mağlubiyeti beklemiyordu elbette, Arjantin'den kaptığı 1 puanın kıymetini Hırvatlar karşısında bakalım nasıl değerlendirecekler, işleri çok daha zor.

E grubunun ikinci maçında Sırbistan İsviçre ile karşılaştı. İsviçre, Brezilya'dan 1 puanı cebine koymuş yoluna devam etmek istiyordu. Henüz 5'inci dakikada Aleksandar Mitroviç'in kafa vuruşuyla yediği golle geri düştü. Erken gelen gol İsviçre'yi biraz sıkıntıya düşürmüştü. 52'de Granit Xhaka'nın güzel golü geldi, skor eşitlendi. Ataklarını devam ettiren İsviçre 90'ıncı dakikada Xherdan Shaqiri ile güldü. 3 puanla bitirdiği maçın ardından Brezilya ile birlikte 4 puanla son 16 için büyük fırsat yakaladı. Sırplar son maçlarını Brezilya karşısında oynayacak ve sambacıların mutlaka puan alması gerekiyor. 1'den 2'ye dönen maçın oranı ise 21'miş.

10.GÜN 23 HAZİRAN 2018


Belçika'nın keyif veren futbolunu izlemeye devam ettiğimiz Tunus maçında toplam 7 gol oldu ve turnuvanın şuana kadar ki en gollü maçı olarak istatistiklere yansıdı. Eden Hazard ile 6.dakikada penaltı golüyle öne geçtiler ve perde açıldı. 16'da Romelu Lukaku skoru 2-0'a taşıdı. Tunus iki dakika sonra ilk yanıtını verdi ve Dylon Bronn ile farkı bire indirdi. 45+3'te kendisinin 2. takımının 3.golüne eşlik ederken ilk yarı sonucu 3-1'di. Eden Hazard 50'nci dakikada kendisinin 2. takımının 4.golünü kaydetti. 90'da ise Michy Batshuayi Belçika adına 5.golü attı. Perdeyi kapatan isim ise Tunus adına 90+3'te Wahbi Khazri oldu. Bu sonuçlarla beraber turnuvanın en golcü takımı Rusya ile beraber 8 gole imza atan Belçika 6 puanla son 16'da. Eve dönüş biletini alan takımlar arasına Tunus eklendi.

Meksika, Almanya'yı devirdikten sonra ikinci 3 puanını Güney Kore karşısında aldı. Aslında rahat bir galibiyet elde ettiğini söyleyebiliriz. 26'da Carlos Vela penaltı golüyle takımını öne geçirdi. Güney Kore zaman zaman etkili olurken son vuruşlarda Meksika filebekçisini geçemedi. 66'da Javier Hernandez farkı ikiye çıkartınca artık işler daha da kolaylaşmıştı. Güney Kore'nin en etkili oyuncusu Son Heung-min 90+3'te maçın sonucunu ilan etti. F grubunun kayıpsız lideri Meksika, turnuvaya veda eden ülke Güney Kore.

Günün son maçı Almanlar için tamam mı devam mı maçı olarak nitelendirildi. İsveç ilk maçında Güney Kore'yi yenmeyi başarmıştı. Almanların karşısında 1 puana bile razı olabilirlerdi. 32'nci dakikada Ola Toivonen takımını 1-0 öne taşıyınca Almanlar ters yola girdiklerinin farkına vardılar. Bütün maç boyunca iyi savunma yapan İsveç'e ilk yarı gol atamayınca , ikinci yarı farklı bir havada oynandı. Devre arasında neler konuşuldu bilinmez ama 48'de Marco Reus eşitliği sağlayan golü attı. Şimdi umutlar daha da çoğalmıştı. Zaman geçiyor Almanya bastırıyor, İsveç direniyordu. 82'de ikinci sarı kartı gören Jerome Boateng oyundan atıldı. Almanlar oyun anlayışından hiçbir şey kaybetmeden devam ettiler. 5 dakikalık uzatma verildi. 90+4'te hücum yönüne göre sol kanat ceza sahası kenarından serbest vuruş kazanan Almanya için artık son şans denebilirdi. Herkes nefeslerini tutmuş, Toni Kroos'un yapacağı ortayı bekliyordu. Kroos kaleye vurdu ve golü buldu. Bu gol çok şey ifade ediyordu. Almanya turnuvaya devam ediyor, İsveç'i ateşe atıyordu. Almanlar ikinci maçlarında ilk puanlarını aldılar. Grubun son maçları ikinciyi belirleyecek.

11.GÜN 24 HAZİRAN 2018


Günün ilk maçında İngiltere Panama ile karşılaştı. Bol gollü geçmesi beklenen maça İngilizler ışık hızıyla başladı. 8'de 40'ta John Stone iki gol kaydetti. Harry Kane'in ilk yarıda hat-trick yaptığı maçta ikisini 22'de 45'te penaltıdan buldu, son golünü 62'de kaydetti. İngilizler adına bir golüde Jesse Lingard 36'da kaydetti. İlk yarı sonucu 5-0 olunca, ikinci yarı bu sağnak yağmurun devam etmsi bekleniyordu. İkinci yarı skoru 1-1'di Panama adına tek golün sahibi 78'de Pelipe Baloy buldu.

H grubunda iki üç puanlı takımın mücadelesine eşlik ettik. Bir tarafta Kolombiya'yı deviren Japonya, diğer tarafta Polonya'yı kilitleyen Senegal. Güzel bir maç bizi bekliyordu. Senegal Sadio Mane ile gol perdesini 11'inci dakikada açmış oldu. Japonya Takashi Inui ile 34'te cevap verdi. Beraberlikle biten ilk yarının ardından Senagal tekrar öne geçti. 71'de Moussa Wague ile skor 2-1 oldu. Japonlar yanıt vermekte bu defa gecikmedi Keisuke Honda 7 dakika sonra skoru eşitleyen golü buldu. 2-2 berabere biten maçın ardından ilk ikideki yerlerini 4'er puanla korudular.

H grubunun son maçında puansız iki takım, turnuva için tamam mı devam mı mücadelesine çıktılar. Kolombiya 40'ta Yerry Mina ile öne geçmeyi başardı.Polonya'nın pek varlık gösteremediği maçta Kolombiya'nın etkili futbolu skorada yansımıştı. 70'te Radamel Falcao ve 75'te Juan Guillermo Cuadrado ile farkı üçe çıkartan Kolombiya skoru korudu ve 3 puanı 3 golle alarak turnuvadaki umutlarını son maçlarına taşıdılar. Hayal kırıklığı yaratan Polonya'nın ise henüz puanı yok ve son maçlarına oldukça zor geçecek. Turnuvayı puansız kapatabilirler.

12.GÜN 25 HAZİRAN 2018


Dünya Kupasında artık son maçlara gelindi. Üst tura çıkmayı garantileyen takımların yanı sıra turnuvaya erken veda eden takımlarda oldu. Son ana kadar ümidi olan takımların maçlarıysa nefesleri kesecek. A grubunda ev sahibi Rusya ile Uruguay karşı karşıya geldi. İki takımında 6 puana sahip olduğu maçta liderin kim olacağı belli olacaktı. Ruslar kendilerinden emin, Uruguay ise henüz istediği futbolu sahaya yansıtmış değil ama sonuca ulaşabiliyorlar. Uruguay 10'uncu dakikada Luis Suarez ile öne geçti. 23'te Denis Çerişev kendi kalesine gol atınca fark ikiye çıktı. Ruslar şaşkın... İlk yarı sonucu 2-0. İkinci yarıda Ruslar maça ortak olamadı 90'da Edison Cavani son sözü söyledi. Uruguay lider, Ruslar ikinci olarak A grubundan bir üst tura yükseldiler.

A grubunda hiçbir iddiası kalmayan iki takım Suudi Arabistan ve Mısır karşılaştı. Mısır'ın erken vedası Salah için büyük hayal kırıklığı oldu. Suudi'lerin pek bir iddiası da yoktu, grupta averaj takımı olmuşlardı. Formalite maçında Mısır puan almak için sahaya çıktı. İkinci golünü kaydeden Salah, 22'de takımını öne geçirdi. 45+6'da Selman el-Ferec penaltı golüyle eşitliği sağladı. Bu gol Suudilerin ilk golü olmuştu. 90+5'te Salim el-Devseri takımını öne geçiren golü attı ve Suudi Arabistan turnuvadaki hem ilk gollerini buldular hemde ilk puanlarıyla tanıştılar. Mısır evine eli boş döndü.

B grubunda Fas dışındaki takımların akıbeti son ana kadar gitgel yaşadı. İlk olarak İspanya Fas mücadelesine bakalım. Hiçbir iddiası kalmayan ama güzel futboluyla beğeni toplayan Fas, 14'Khalid Boutaib ile öne geçti. İspanya şoku erken geçti, Isco 19'da eşitliği sağlayan golü attı. İkinci yarıya 1-1 eşitlikle gidilirken bu skor İspanya'nın gruptan çıkmasına yetiyordu. 81'de bu yeterliliği Youssef En-Nesyri bozdu ve takımını 2-1 öne geçirdi. Gözler bir ara Portekiz İran maçına çevrildi. İspanya'nın durumu kritik bir hal almıştı. Iago Aspas 90+1'de İspanya'yı rahatlatan golü kaydetti. Maç 2-2'lik eşitlikle sona erdi.

İran oynadığı futbolla genel olarak takdir topladı. Portekiz karşısında çok iyi mücadele ettiler. 1 puan yeterli olmayacaktı, mutlak galibiyet onları sorgusuz bir üst tura çıkarabilirdi. İlk yarının sonlarında Ricardo Quaresma'nın enfes golüne önlem alamadılar. 45'te bulduğu golle öne geçen Portekiz, ikinci yarıda İran'dan fazlasıyla baskı yedi. Cristiano Ronaldo'nun bir penaltı kaçırdığı maçta, İran ise 90+3'te penaltıdan durumu eşitledi. Bu golün hemen akabinde yüzde yüzlük pozisyondan yararlanamayan İran turnuvaya 4 puan ile veda etmiş oldu. Eğer o gol olsaydı, 2016 Avrupa Şampiyonu Portekiz turnuva dışı kalacaktı. İran'ı göstermiş olduğu mücadelesinden dolayı kutlamak gerekir. İspanya lider, Portekiz ikinci sırada.

13.GÜN 26 HAZİRAN 2018


6 puana sahip Fransa 4 puana sahip Danimarka ile golsüz berabere kalarak, elele bir üst tura yükseldiler. Fransa'nın gruptaki üç maçıda aslında beklenenin altında kaldı. Kupanın favorisi gösterilmesi kadrosunun zenginliğiyle birebir alakalı fakat oyun olarak tatmin edemiyorlar. Son maçtada iki takım beraberlik için sahadaydı. Diğer maçta Avustralya Peru ile karşılaştı. Peru'nun bir iddiası kalmamıştı ama oyun olarak keyif veriyorlar. Avustralya ise kazanması halinde, Danimarka'nın puan kaybetmesini bekleyecekti. Ama Peru karşısında galip gelemeyince, grup son şeklini aldı. Peru'nun gollerini 18'de Andrew Carrillo, 50'de ise Paolo Guerrero kaydetti. Peru 3 puan ile grubu üçüncü sırada tamamladı.

Hırvatistan ile İzlanda arasında oynanan maç İzlanda için büyük önem taşıyordu. Kazanması halinde gruptan averaj farkıyla çıkabilecek durumda idi. Arjantin'in farklı galip gelmemesini de beklemek zorundaydı. Hırvatlar 6 puanla grup lideri olarak üst tura çıkmıştı bu maç onlar için aktif dinlenme sayılabilirdi. Milan Badelj 53'te Hırvatları 1-0 öne geçirdi. İzlanda işini çok zora sokmuştu. 76'da Gylfi Sigurosson penaltıdan eşitliği sağladı, İzlanda umutlandı. Bir gol İzlanda'yı üst tura taşıyabilirdi, öte tarafta o dakikalarda Arjantin - Nijerya ile 1-1 berabere devam ediyordu. 90'da Ivan Perisic son noktayı koydu. Hırvatistan 9 puanla grup lideri olarak çıkmıştı. İzlanda ise renkli tribünleriyle kupaya veda edenlerden oldu.

Arjantin Nijerya maçı büyük bir merakla bekleniyordu. Nijerya'ya beraberlik yeterken, Arjantin mutlaka ama mutlaka kazanmak zorundaydı. Baskılı oyunla başlayan Arjantin, dakika 14'te Lionel Messi'nin ustaca golüyle öne geçti. Bu gol çok şey ifade ediyordu. İlk yarı bu skorla tamamlandı. Nijerya ikinci yarıda golü erken buldu 51'de Victor Moses penaltıdan bulduğu golle eşitliği sağladı. Skoru tekrar lehine çeviren Nijerya, skoru korumak için çok savaştı. 86'da Marcos Rono Nijerya'yı yıkan, Arjantin'i uçuran golü attı. 4 puanla ikinci olarak üst tura çıkan Arjantin, Fransa'nın rakibi oldu. Bu kadar sancılı dönemin ardından üst tura çıkabilmeleri, kupa için Messi için çok önemliydi. Kupanın favorisi Arjantin!

14.GÜN 27 HAZİRAN 2018

F grubunda maçlar tamamlandı. Almanya ve Meksika'nın gruptan çıkması bekleniyordu. İlk maçta Meksika Almanları devirince, Almanlar ikinci maçlarında uzatma dakikalarında bulduğu golle zor bela üç puanı alınca işleri son maça kalmıştı. Güney Kore ile oynanan maçta ilk yarı gol olmadı. Güney Kore Cumhuriyeti direniyor, Almanlar yıkmaya çalışıyordu. Diğer maç Almanların istediği skora dönüşmüştü. 1 gol üst turu getirecekti. Güney Kore kontra ataklarla etkili pozisyonlara giriyordu. Beklenen tablo İsveç maçında olduğu gibi Almanya'nın ne yapıp edip bir gol bulacağı yönündeydi. Almanlara ilk şoku 90'da Kim Young-Gwon yaşattı. Almanlar yıkılmış halde 6 dakikalık uzatma dakikalarında vitesi sona yükseltti. Neuer bile forvet pozisyonunda görülüyordu. 90+3'te Heung Min-Son Almanlara 1938'den bu yana ikinci kez grubun dibine gömdü. Grubu son sırada tamamlayan Almanya bu şoku uzun yıllar boyunca atlatamayacak. Güney Kore'nin hiçbir iddiası olmadığı halde Almanlara bu skandalı yaşattı.

F grubunun diğer maçında Meksika İsveç ile karşılaştı. İsveç galip gelip kendisini garanti altına almak istiyordu. Meksika her zamanki futboluyla sahadaydı. İlk yarıda gol sesi duyulmadı. İlk yarı sonuçları Meksika ve İsveç'e yetiyordu. İkinci yarı İsveç rüzgarı başladı. 50'de Ludwig Augustinsson seriyi başlattı. 62'de penaltıdan Andreas Granqvist farkı ikiye çıkardı. Meksika kendini tehlikeye attığının gayet farkındaydı. Gol bulmak için elinden geleni yaptı ama Edson Alvarez talihsiz bir hamleyle kendi kalesine topu yolladı. Meksika tribünleri maçı izlemeyi bıraktı. Almanların maçını izliyorlardı. Almanların bulacağı bir gol Meksika'nın grupta kalması anlamına geliyordu. Şansları yanındaydı ki, Almanlar mağlup olmuştu. Grup lideri sürpriz bir şekilde İsveç oldu. Rakibi İsviçre. Meksika ise Brezilyanın karşısına çıkacak.

Gündüz maçlarında dramatik anlar yaşanırken, günün akşam maçlarıda bu tarz bir sonuçla biter mi sorusu akıllarda dolaşmaya başladı. Brezilya Sırbistan karşısında bu ihtimale şans dahi tanımadı. 36'da Paulinho takımını 1-0 öne taşıdı. Brezilya ofansif tavrını koruyor goller bulmak için top çeviriyordu. Sırbistan zaman zaman kendini hatırlatsa da işleri çok zordu. Thiago Silva 68'de balyozu indirdi. Brezilya her seferinde olduğu gibi yine grup lideri olarak üst tura yükseldi.

İsviçre'nin önünde önemli bir maç vardı. Brezilya'dan 1 puan aldıktan sonra Sırbistanla oynadığı maçı çevirmişti. Bunları gerçekleştirdikten sonra, evine dönüş bileti alan ve henüz golle tanışamayan Kosta Rika karşısında takılmak istemiyordu. 31'de Blerim Dzemaili ile öne geçip rahat bir nefes almıştı. İlk yarı İsviçre'nin 1-0 üstünlüğü ile sona erdi. İkinci yarıda Kosta Rika turnuvadaki ilk golüne kavuştu, golün adı Kendall Waston oldu ve dakikalar 56'yı gösteriyordu. Brezilya'nın o dakikalarda önde olması İsviçre için avantajdı. Ama onlar kendi işlerini kendileri gördü. 88'de Josip Drmic skoru 2-1'e taşıdı. 90+3'te Yann Sommer topu kendi ağlarına gönderse de İsviçre grubunu ikinci olarak bitirmişti.

15.GÜN 28 HAZİRAN 2018

H grubu maçlarında Kolombiya Senegal ile kaşılaştı. Kolombiya'nın mutlak galibiyete ihtiyacı varken Senegal'e beraberlik halinde 1 puan yetecekti. Maça etkili başlayan taraf Kolombiya oldu. Oyun kontrolünü elinde tutmasına karşın kalesinde zaman zaman tehlike de yaşıyordu, işte o tehlikeli ataklarından birinde hakem Senegal lehine penaltı verdi. VAR uygulamasına başvurulan hakem kararında değişiklik oldu ve penaltı iptal edildi. İlk yarı golsüz eşitlikle tamamlandı. Grubun diğer maçında da gol sesi duyulmadı. İkinci yarı Kolombiya Yerry Mina'nın golüyle dakika 74'te öne geçti. Aynı zamanda maçında skoru oldu. Lider 6 puanla Kolombiya oldu.

H grubunun diğer maçında Japonya ile Polonya karşılaştı. İki maçın ardından 4 puan toplayan Japonya'ya beraberlik yetecek gibiydi. Hiçbir iddiası bulunmayan Polonya ise henüz puanla tanışamamıştı. Japonlar işlerini sağlama almak istediler ama aradıkları golü bir türlü bulamadılar. Polonya ise prestij maçında etkili ataklar geliştiriyordu. 59'da Japonlar için kabus dakikalarını Jan Bednarek başlattı. Polonaya 1-0 öne geçince Japonların üst tur ümitleri tehlikeye girmişti. Kolombiya'dan gelen gol haberi belki biraz sevindirmiş olabilir ama maç bitimine kadar büyük bir heyecan vardı. Maçlar tamamlandığında Kolombiya 6 puanla lider olarak bir üst tura yükselmişti. Polonya son maçında 3 puanı alarak evin yolunu tuttu. Senegal ve Japonya arasında puan eşitliği vardı. Averajlara bakıldı, onlar da eşitti. Atılan ve yenilen goller de eşit olunca hangi takımın daha az sarı kart gördüğüne bakıldı. Japonlar bu şekilde üst tura yükselebildiler.

G Grubunda iki iddiası olmayan takımın karşılaşması vardı. Dünya Kupalarına ilk defa katılan Panama ile Tunus mücadele etti. 33'te Tunus Yassine Meriah'In topu kendi ağlarına göndermesiyle birlikte Panama turnuvadaki ikinci golünü kaydetmiş oldu. İlk yarı tamamlandığında Panama'nın skor üstünlüğü vardı. Tarihinde ilk golünü İngiltere'ye atan Panama yine tarihinde ilk defa öne geçmiş ve ilk yarıyı da önde kapatmıştı. 51'de Fakhreddine Ben Youssef eşitliği sağlayan golü attı. Maçın sonucunu ise Wahbi Khazri'nin 66'da attığı gol ilan etmiş oldu. Tunus 3 puanla 3.sırada turnuvayı bitirdi.

Grup maçlarının en iddialı ve en keyif veren mücadelesine sahne olacak bir karşılaşma olarak beklediğimiz İngiltere - Belçika maçı tam anlamıyla hayal kırıklığı ile bitti. İki takımda üst tura yükselmiş, aralarında liderin kim olacağına karar vermek üzere buluşmuşlardı. Grubun ilk iki maçından biri olsaydı elbette bu düşük tempoyu sahada görmeyecektik. Tribündeki seyirciler dahil herkesi sıkan bir maç oldu. Tabiri caizse en tatsız geçen ikinci maç oldu. Bu konudaki ilk adayım Fransa - Danimarka arasında oynanan ve 0-0 golsüz eşitlikle biten maçtı. Gol ihtimali olacak atak bile izlemedikten sonra ilk yarı bitmişti. İkinci yarıda gelen tek gol vardı. 51'de Adnan Januzaj'ın harika golüydü. Ardından pek bir şey izlemediğimiz maçta gol olmayınca Belçika 3'te 3 yaparak grubunu lider bitirdi. Belçika - Japonya ile İngiltere - Kolombiya ile eşleşmiş oldu.

GRUP SONUÇLARI


SON 16 TURU EŞLEŞMELERİ


C grubunun birincisi ile D grubunun ikincisi olan Fransa ve Arjantin son 16 turunun ilk karşılaşmasına çıktılar. Favori tarafın Fransa olduğu yönünde haberler her yerde dolaşıyordu. Arjantin için grup işler yolunda gitmeyince, Fransa karşısında da pek şans verilmedi aslında. Ama Messi için Dünya Kupası bu kadar erken bitemez diyenlerin umudu az da olsa vardı elbette. İlk etkili atak Fransa'dan geldi. Antonie Griezmann'ın serbest vuruşu direkten dönmüştü. Sinyal erken geldi, gol de öyle... 13'te penaltı golüyle Griezmann takımını öne geçirdi. Arjantin yanıt vermek istiyor fakat aynı zamanda da savunmada zorluklar yaşıyordu. Angel Di Maria 41'de öyle güzel bir gol attı ki, Arjantin taraftarıyla beraber alev aldı. İkinci yarıya da hızlı başlayan tarafa Arjantin oldu. Gabriel Mercado 48'de takımını öne geçiren golü kaydetti. Fransızlar kısa süreli bir şok yaşadılar. Fransız teknik adam Didier Deschamp oturduğu yerden kalkmış, endişeli gözlerle düşünüyordu. Arjantin'in taknik adamı Sampaoli'nin sevinci fazla uzun sürmedi. 57'de Benjamin Pavard topun gelişine öyle şahane vurdu ki, 100 kere vursa ancak bu gol olabilirdi. İlk dünya kupasında ilk golünü bu şekilde kaydetti ve eşitliği sağladı. Fransızların genç yıldızı M'bappe Arjantin'in fişini çeken isim oldu. 64 ve 68'de kaydettiği iki golle beraber farkı da ikiye yükseltti. Arjantin ve özellikle Messi tribünde Maradona çok üzgündü. Skoru toparlamaya çok gayret ettiler ancak 90+3'te Sergio Agüero maçın sonucunu ilan etti. Fransa 4 - 3 Arjantin Turnuvanın favorisi Fransa yoluna devam ederken Messi'li Arjantin çok erken veda ediyor. 
Ev sahibi Rusya'nın da bulunduğu A grubunu hiç gol yemeden tamamlayan Muslera'lı Uruguay'ın rakibi, B grubunun ikincisi Cristiano Ronaldo'lu Portekiz idi. Uruguay'In hiç gol yemeden üst tura yükselmesi ve savunmasının bu başarısının devam edeceği kanaati, maçın golsüz geçebileceği yönündeki yorumları beraberinde getirmişti. Maç hiçte öyle başlamadı. Dakikalar henüz 7'yi gösterirken Edinson Cavani takımını öne geçiren golü attı. Portekiz zorlanmaya erken başlamıştı. Özellikle Cristiano Ronaldo için alınan sıkı önlem işe yaramıştı. Maç boyunca pek etkili olamayan namı diğer CR7 fair-play özelliğini kaybetmeden sinirlerine de hakim olmaya çalışıyordu. Portekiz'e ikinci bir lider gerekiyordu, gizli bir kahraman... Savunmadan gelen Beşiktaş'lı Pepe takımı adına beraberlik golünü 55'te kaydetti. Maçın rengi şimdi değişecek derken Edinson Cavani buna izin vermedi ve Portekiz ağlarını ikinci kez salladı. 62'de attığı bu gol gerçekten usta işi bir goldü. Maç tekrar Uruguay'ın katı savunması ve bu katılığı eritmek isteyen, tekrar eşitliği sağlamak isteyen Portekiz'in baskılı oyununa dönmüştü. Ricardo Queresma'da oyuna girdi, etkili de oldu ama sonuca etki edemedi. 


Ev sahibi Rusya, Uruguay'ın ardından ikinci olarak gruptan çıkmıştı. Rakibi ise averaj farkıyla birincilik koltuğuna oturan İspanya idi. Finalin adı gibi... İspanya'nın kimliği haline gelen ayağa kısa pas trafiği bu maçta da kendini gösteriyordu. Artık bir çok futbol izleyicisi İspanya'nın bu oyun anlayışından sıkılıyor. Rusya karşısında dakika 11'de öne geçti. Sergey İgnaşeviç topu kendi ağlarına göndermişti. Bu skoru Rusya tribünleri elbette beklemiyordu. Rusya skoru eşitlemek için ataklarını sıklaştırdı, o atakların birinde penaltı kazandılar. Dakika 41'de Artem Dzyuba skoru eşitledi. İkinci yarıda her iki takımda gol atamadı. 2018 Dünya Kupasının ilk uzatmaya giden maçı olarak istatistiklere geçti. Uzatma devresinde de gol girişimleri olsa da fileler sarsılmadı. Penaltı vuruşlarına artık geçilebilirdi. İspanya'da önce Koke'nin kaçırdığı penaltı sonrası öne geçen Rusya bu üstünlüğünü hiç kaybetmeden, Aspas'ın da kaçırdığı penaltı sonrası Çeyrek finale yükselen takım oldu. İspanya için bu çok erken bir vedaydı. Rusya içinse, turnuvaya başlarken kendi taraftarlarının bile pek ümidi yokken şimdi çeyrek final heyecanı yaşıyorlar. Final için yerinde bir aday mı bilinmez ama rakibi Hırvatistan - Danimarka galibi olacak.

Grubunda üçte üç yapan takımlardan biri olan Hırvatistan, Fransa'nın ardından ikinci olarak yükselen Danirmaka'nın rakibi oldu. Maç inanılmaz hızlı başladı. Henüz daha dakika 1'de Hırvatistan talihsiz bir gol yedi. Danimarka'da golün kahramanı tecrübeli oyuncu Mathias Jorgensen oldu. Hırvatlar şoku erken atlatmış görünüyor ki hemen üç dakika sonra yanıtı geciktirmeden verdiler. Mario Mandzukic skoru eşitledi ve maçı yeniden başlattı. İki takımda gol için müthiş mücadele gösterdi. Hırvatların bu kadar zorlanacağını düşünmüyorduk. Danimarka her topun kıymetini bildi. Kalecileri Kasper Schmeichel efsanevi bir performansla maçı sürdürüyordu. Günün ikinci maçıda uzatmalara gitmişti. Uzatmaların ikinci yarısında bitime 4 dakika kala Hırvatistan penaltı kazandı:.Maçın penaltılara gidip gitmeyeceğini Luka Modric ve Kasper Schmeichel arasındaki kapışma belirleyecekti. Luka, yerden ve kalenin sağına gönderdiği topu Schmeichel'ın ellerinde görünce adeta yıkıldı. Tüm Hırvat oyuncular ve tabiki taraftarlar şok içindeydi. Maç penaltı vuruşlarına kaldı. Aslında bütün gözler seri penaltı vuruşlarında Luka Modric'in üzerindeydi. Vuruş yapacak mıydı? Danimarka'da Christian Eriksen hemen arkasından da Milan Badelj Hırvatistan adına penaltı vuruşundan yararlanamadı. İkinci atışarda isabet vardı. Danimarka üçüncü penaltıyı da gole çevirdi şimdi topun başına Luka Modric var, bu sefer golü bulan Modric skoru 2-2 yaptı. Lasse Shone Dnaimarka adına bir penaltı daha kaçırdı hemen akabinde Josip Pivaric Hırvatlar adına penaltıyı kaçıran isim oldu. Bir tarafta Schmeichel diğer tarafta Subasic efsanevi bir performansa izma atıyorlardı. Danimarka Nicolai Joergensen ile bir kez daha kaçırıyordu. Artık birinin son sözü söylemesi gerekiyordu Ivan Rakitic sonucu ilan etti. Penaltı sonucunda Hırvatistan 3 - 2 Danimarka bu sonuçla beraber Rusya'nın rakibi Hırvatistan oldu.

Brezilya ve Meksika karşılaşması futbol adına bizlere çok şey vaadeden bir eşleşme oldu. Günün ilk maçında grubunu lider tamamlayan Brezilya, Almanya'nın sonuncu olduğu grupta ikinci olarak son 16'ya kalan Meksika'ya karşıydı. Bol pozisyonlu ilk yarının sonucunda gol izleyemedik. Brezilya gol için her şeyi deniyordu, rakip kaleye gönderdiği şut sayısı Meksika'yı ikiye katlamıştı. İkinci yarı golle başladı diyebiliriz. 51'de Neymar, Brezilya'nın aradığı golü bulan isim oldu. Bu golün ardından Meksika tepki vermek istese de savunmanın kilidini bir türlü açamadılar. Zaman daralıyor, Meksika bastırıyordu ama Brezilya hiç çekinmeden hücumlarına devam ediyordu. Nihayet Brezilya'yı rahatlatan gol 88'de Roberto Firmino'da geldi. Neymar'ın harika pası, Firmino için hayatının en rahat gollerinden birini atmasına yardımcı oldu. Meksika kalecisi Ochoa, bugün belki 2 gol yedi ama kurtardığı şutlarla da Meksika'nın ayakta kalan tek oyuncusuydu. Meksika veda ederken, Brezilya, Belçika-Japonya galibini bekliyor.

Grubunu İngiltere'nin önünde lider bitiren, üçte üç yapan Belçika'nın rakibi Kolombiya'nın ardından ikinci olan, Senegal'i sarı kart farkıyla geçen Japonya'ydı. Otoriteler Belçika'nın bir üst tura yükselmesine kesin gözüyle bakıyorlardı. Japonya ise varını yoğunu ortaya koymaya hazırdı. İlk yarı da gol sesi duyulmadı ama atak futbol vardı. İkinci yarıya Japonya olağanüstü hızlı başladı. Dakikalar 48'i gösterdiğinde Japonların ilk golü Genki Haraguchi'den geldi. Japonya tribünleri golün sevincini henüz yaşarken, 52'de Takashi Inui farkı ikiye yükselten golü kaydetti. Şaşkına dönen Belçika değildi yalnızca. Japonlar'da ne yaptığının farkındaydı. 2-0'lık skoru korumak için ekstra bir güvenlik önlemi almadı Japonya, aksine ataklarını olgun bir şekilde devam ettiriyor, 3.golü istiyordu. Takım havasını bulmuştu bunu istemeleri en doğal haklarıydı. Belçika'nın oyuna müdahale etmesi gerektiğinin hepimiz farkındaydık, beklenen oyuncu değişiklikleri geldi. Oyun şimdi yeniden başlıyor... Roberto Martinez, Fellaini ve Chadli'yi oyuna aldı, Belçika kendine geldi. Kaleci hatası diyebiliriz Japnya'nın yediği ilk gole, kaleci biraz önde yakalanmıştı. 69'da Belçika geri dönüş hikayesini yazmaya başlamıştı. İlk golü Jan Vertonghen ile bulduktan 4 dakika sonra Fellaini skoru eşitleyen golü kaydetti. Japonya yaşattığı şoku, şimdi kendisi yaşıyordu. 90 dakikaya 4 dakika daha ilave verildi. Maçın uzatmaya gideceği düşünülürken, futbolun neden bu kadar heyecanlı olduğunu hatırlatan son olay gerçekleşiyordu. 90+4'te Nacer Chadli kontra atağın sonuca ulaşmasında son noktayı koyan isim oldu. Japonlar yıkıldı, Belçika Brezilya'nın rakibi oldu. Leziz bir maç bizleri bekliyor. 

Grubunu lider tamamlayan İsveç'İn rakibi İsviçre oldu. İsveç'in pasif futbolu, İsviçre'nin üretkenlikte başarısız olması bizlere pekte keyifli geçmeyen son 16 maçlarından birini izletti. İtalya'yı eleyerek katıldığı dünya kupasında pekte taraftar yakalayamayan İsveç içn İsviçre maçı ne kadar zor geçebilirdi? Golsüz kapanan ilk yarının ardından 66'da Emil Forsberg'in golü ile İsveç öne geçti, daha ne isteyebilirlerdi... İsviçre skoru dengeleyemedi, son dakikalarda İsveç önce penaltı kazandı daha sonra VAR sisteminin kararı ile serbest vuruşa dönüştü. Kullanılan serbest vuruştan sonuç alınamayınca İsveç, İngiltere - Kolombiya galibini beklemeye koyuldu. 

Son çeyrek finalistin belli olacağı maçta Belçika'nın ardından ikinci olarak grubundan çıkan İngiltere, Japonya ve Senagal'in önünde grubu lider tamamlayan Kolombiya ile karşılaştı. İlk yarı genelinde İngiltere ve Kolombiya rakip kalelerde hiç etkili olamadılar. Pozisyon yoksulluğu çeken mücadelede izleyiciler yine üzgündü. Çünkü İngiltere oyunuyla hiç tatmin etmiyor. Kolombiya karşısında da durum değişmedi. Bir önceki Belçika maçında daha vasat bir görüntü sergilemişti. Bu kupaya en uzak finalistlerden biridir İngiltere, eğer bu oyunlarını değiştirmezlerse. Rakipleri İsveç oldu. İsveç'inde sıkıcı oyunuyla yine gol sayısı anlamında kısır bir maç bizleri bekliyor. Gelelim maçaın analizine, ilk yarıda gol yoktu, ikinci yarıda nadir gelişen pozisyonların birinde korner oldu, bu arada Kolombiya henüz korner kullanmamıştı. Harry Kane'i ceza sahası içinde çekip indiren Kolombiyalı oyuncu ne yapmaya çalıştı bilmiyorum ama açık bir şekilde penaltıydı. Hakem tüm itirazlara rağmen VAR uygulamasına bile gitmeden kararını verdi. 57'de Harry Kane takımını öne geçiren golü attı. Bu golle şuan turnuvanın en golcü oyuncusu 5 gol ile Harry Kane! Kolombiya oyun üstünlüğünü ele geçirmeye çalışsa da orta saha mücadelesinden öteye geçmeyen bir tablo izliyorduk. Uyuyan Kolombiya 85'ten sonra kendine geldi. İngiltere kalesini avlukaya aldı ve sonunda aradığı golü uzatma dakikalarında buldu. Köşe vuruşundan gelen gol aynı zamanda Kolombiya'nın ilk korneriydi. Yerry Mina 90+4'te hayat öpücüğü gönderdi. Uzatmalarda da gol olmayınca penaltılara kaldı. İngilizler bu zamana kadar 7 kez penaltılara kaldı 6 kez elendi. Büyük kupalarda bu talihsizliğini aşmak için belki de yeni bir fırsat, belki de lanetin devamıydı. Penaltılarda Kolombiya 3-2 öndeyken İngiltere'nin 3.penaltısını Jordan Henderson penaltıyı kaçırdı. İngiltere, lanetin tam ortasındaydı. Kolombiya adına Mateus Uribe'de penaltı vuruşundan yararlanamadı. İngiltere için büyük şans! İngiltere sıradaki penaltıyı gole çevirdi ama Kolombiya'da Carlos Bacca'da kaçırınca İngiltere büyük avantaja sahip oldu. Eric Dier İngiltere'nin makus talihini kıran son isim oldu ve çeyrek finale yükselen İngiltere, İsveç'in rakibi oldu. 

Ölümlü Dünya Film Eleştirisi

Komedinin aksiyonla harmanlanmış halini izlemek isteyenler için yılın en iyi filmi tanısını yapabiliriz. Çıtayı alçak bulanlar için "son zamanların" en iyi komedisi "Ölümlü Dünya" ile sinemalarda. Komedi, Türk sinemasında gişeden boş dönmüyor olsa da yenilikçilikten uzak tavrıyla izleyenleri pekte tatmin etmiyor. Gaz çıkartan adama gülen kitlenin dışarıda tuvaletini yapamayan adama gülmemesi komedinin kendi içinde yaşadığı bir ironi olsa gerek. Fakat bütün filmi birkaç sekansa indirgeyip eleştiremeyiz öyle değil mi?

Filmden önce değil, filmi izledikten sonra, filme gidenlerin yazdıkları yorumlara üstünkörü bakıp genel bir yorum ortalaması yapmaya çalışıyorum. Fakat bu bilgisizliğe ve tahammülsüzlüğe dayanamıyorum. Bir filme "vakit kaybı" yorumunu yapabilen her kimse, o kişi sinemadan zerre anlamayan kişidir. Gerçek sinema takipçileri yapılan bu içi boş yorumlara elbette pabuç bırakmayacaktır. 

Sıradan olandan sıyrılıp birkaç tık farklı olanı seyretmek, izleyiciyi biraz afallatmış görünüyor. Beğenenler tam beğeniyor, hoşuna gitmeyenler vasat deyip geçiyor. Leyla ile Mecnun'dan bildiğimiz, ilk filmi "Limonata'dan sonra ikinci kez yönetmenlik koltuğuna oturan Ali Atay, komediye biraz aksiyon, biraz aile bağı yerleştiriyor. Absürt komedinin de ekmeğini sofraya ilave ediyor. Ortaya çıkan sonuç bizce şahane...

Senaryo ekibinde Ali Atay, Aziz Kedi, Feyyaz Yiğit Çakmak, Volkan Sümbül ve Ali Demirel bulunuyor. İddialı bir takım olmuşlar ki, bu takım galip gelmesini de bildi. Film müziklerine de ayrıca değinmek isterim çünkü her biri diğerinden daha güzeldi. Murat Çekem, Ozan Tügen ve Deniz Doğançay'a selam olsun.

Haydarpaşa Tren Garı'nda lokanta işleten sıradan bir ailenin seri katil olarak devam etmeleri, güzel şeylerin habercisiydi. Ailenin babası rolünü üstlenen Ahmet Mümtaz Taylan'ın bu filmde oyunculuk yapmasına hiç gerek kalmamış, kendisi günlük hayatından replikleriyle misafir olmuş gibi. Olağanüstü sade ve samimiydi. Alper Kul'un akılda kalıcı sahneleri film çıkışı konuşulmaya devam ediyordu. Çocuklardan Feyyaz Yiğit Çakmak ve Doğu Demirkol, filmin komedi tetiğini çeken ikili oldular. Ailenin diğer çocuğu -kardeşlerine nazaran daha aklı başında olan Sarp Apak, İrem Sak ile komedinin içinde aşklarını yaşamaya çalışan ikili olarak izlendi. Sarp Apak için şunu eklemek gerekebilir; Küfrün dozu ayarlanmayınca yan etki yapabiliyor. Kulağı tırmalayan yerler olmuş, bizce ziyanı yok ama az olunca öz oluyor tabii.

Sıradanlıktan uzak, absürt komediye ilgili izleyicilerin havada kapacağız filmdir. Filmden çıktıktan sonra başa sarıp tekrar izleme mutluluğu veren filmdir. Tavsiye edenleri dikkate alman gerekir. Keyifli izlemeler. 


Arif V 216 - Film Eleştirisi

Gişe hasılatıyla doğru orantılı olarak bu filmle ilgili birçok eleştiri yazısı görebilirsiniz. Biz bu eleştirileri ikiye ayırarak yapmaya çalışacağız. Teknik anlamda yapılan eleştiriler ve izleyicinin dilinden dökülenler olarak.

İlk olarak filme gidenlerin, filmden sonra, filmle ilgili yaptıkları ilk yorumlara bakalım. Genel ortalaması "iyi" yorumunda bulunsa da "çok fazla" gülmedik diyenler çoğunluğu oluşturmaktaydı. Peki, komedi filmine gidip çok gülmemek neyi ifade etmekteydi? Bizce şuydu: Filmin başrol oyuncusuna bakılıyor, kim var? Cem Yılmaz! Türkiye'de hatırı sayılır bir kitle tarafından komedinin ustası olarak lanse edilir. Her on kişiden dokuzu bunu onaylar. Hal böyleyken film boyunca seyirciyi diri tutup, her sahneyi tebessümle izletmek ve fazlaca kahkaha seslerini duymak "otomatik" oluşan taleptir. Tamda bu noktada ayrılıyor seyirciler... Filme sadece Cem Yılmaz var diye gelenler ve kahkaha atmak isteyenler; Filme, Cem Yılmaz'ı ve filmini izlemeye gelenler.

Varsayımımıza göre kahkaha atmaya gelenlerin tatmin olamaması "idare eder" yorumuna; filme bütün olarak bakanların ise "başarılı" yorumunu yapmasına tanık olduk. Çok güzel sahnelerde vardı, yer yer çok eğlendik, bazı sahneler vardı, yapılan espriye gülemeden bir yenisine güldük. Akılda kalan repliği oldu mu? Bilemedik ama akılda kalan sahneleri olduğu kesindi.

Teknik anlamda incelemeden önce şöyle bir oyuncu kadrosuna bakalım. Başta Zafer Algöz (Besim) oyunculuğu ve canlandırdığı karakterle bizlere neşe vermeye devam ediyor. Filmin kötü adamı rolünde izledik Algöz'ü, o zamanların kötüleri bile gereğinden fazla kibarmış. G.O.R.A filminden bildiğimiz 216 karakterine yine Ozan Güven enerji veriyor. Fi dizisinin Can Manay'ı filmi izlerken gözünüzün önünüze en az birkaç kere gelmiş olmalı. Garavel'i biz çok seviyoruz, Özkan Uğur'un karakterle olan uyumu şahane. İzlerken en zevk aldığımız karakter oyuncusudur kendisi. Farah Zeynep Abdullah (17 Ağustos 1989), yetenekli oyuncuyu Ajda Pekkan'ı canlandırırken izliyoruz. Sanki Pekkan'ın kendisi sahnedeymiş gibiydi, çok başarılıydı. Seda Bakan (10 Ekim 1985) birçok projede izledik, her seferinde çok beğendik. Bu filmde ne kadar başarılıydı biraz çelişiyoruz kendimizle belki ama Pamuk Şeker'i canlandırdığı için mi bu kadar şeker kız olmaya çalıştı bilemiyoruz. Sanki, oyunculuğu bir seviye daha yükselebilirdi. Mert Fırat'ı Sadri Alışık olarak, Şükrü Özyıldız’ı Ayhan Işık olarak, Murat Arkın’ı Cüneyt Arkın rolünde izliyoruz. Burada parantez açmamız gereken isim Çağlar Çorumlu olacak. Zeki Mürem canlandırması çok beğenildi. Kendi kariyeri için zirve denilebilecek seviyede bir performans sergiledi.

Cem Yılmaz'ın filmlerinde şöyle bir enteresanlık var mıdır, yok mudur bide siz düşünün istiyorum. Filmler onun üzerinden ilerleyince, yani çok göz önünde olunca ve espriler peş peşe gelip, izleyiciyi gülmesi için sıkboğaz edince "yeter artık" dedirtiyor olabilir mi? Kıyaslamayı daha az göründüğü filmlerle yapınca daha etkili olduğu yönünde yapabilirim. En net örneği Vizontele filmindeki rolüdür. Efsanevi repliğini herkes bilir. Son örneği ise "İftarlık Gazoz" filmiyle verebilirim. Yine yan karakter ve yine tam not alan bir performans.

Arif ve 216 için değinilecek bir başka konu ise, zamanda yaptıkları yolculuk sonucu 70'lere kadar uzanmalarıdır. Filiz Akın, Cüneyt Arkın, Sadri Alışık, Ayhan Işık, Ediz Hun, Ajda Pekkan... Bunlara ek olarak Yeşilçam'a göndermeler ve kısa bir sürede olsa siyah-beyaz görüntüler... En azından bizim jenerasyonlar için (90'cılar) enteresan duyguların canlanması durumu ifa edilmiştir. Hep cam ekranın ardında izlediğimiz Yeşilçam'cılar, filmde hem beyaz perde, yani gerçek mekanlarında hemde renksiz görüntüleriyle karşımızda. Bizde koltuklarımızda o döneme gittik geldik bir süre. Dönemi yaşatmak ciddi bir prodüksiyon gerektirir ki filme bakıldığında paradan kaçılmadığı net bir biçimde anlaşılıyor. Ürün yerleştirme konusu da bunu destekliyor. 216'da Çelik'e selamlar...

İyi insanlar sadece filmlerde mi olur? Bütün film bu sorunun cevabını arıyor desek eksik kalmaz herhalde. Yakın geleceğimizde robotların yeri şimdiden hazır. Her alanda, her sektörde birer robot dünyaya geliyor. Hatta robotun birine vatandaşlık bile verildi. Absürt komedi ve bilimkurgu temeline dayanan Arif V 216 robot ile insanın uyumu ve hatta duygularını anlatıyor. Yer yer birçok yerli yabancı filme yapılan göndermelerle izleyiciyi sınıyor. Malum, hakim olmadığınız konunun esprisi sizde etki yaratmaz. Muhtemel gülebileceğiniz sahne vasat kalır.



BoxOffice verilerine göre 5-11 Ocak haftası, 1300 salonda 2.092.000 milyon kişi bilet alırken toplam hasılat 27.298.750 TL olarak belirlenmiş.

Dikkatinizi şu konuya çekmek isterim: Bu bir stand-up gösterisi değildir ve sadece Cem Yılmaz'ı seyretmiyorsunuz. Eleştirilerinizi buna göre de yapabilirsiniz.

İyi insanlar sadece filmlerde değildir.

Youtube Film Kanalı Önerileri

   “Youtube Türkiye” özellikle son iki yılda gösterdiği gelişim ile çok büyük bir medya gücü olma konusunda adım adım ilerliyor. Özellikle eski medyanın sansürcü ve kapalı yapısı göz önüne alındığında yeni nesil youtube, twitch ve farklı medya alanlarına yoğun ilgi gösteriyor. Bunun en başlıca sebebi bu alanın daha özgür, her çeşit beğeniye hitap eden yayınların olması ve içerik üreticiye verilen destek. Hal böyle olunca “Youtube Türkiye” şu an ana akım medyadan gençleri daha fazla etkiliyor, daha fazla gence ulaşıyor ve daha fazla reklam payına sahip bir alan. Ana akım medyada olduğu gibi bu medyada da kalitesiz içerik üreten yayıncılar bol miktarda. Geçenler de kaliteli içerik üreticilerini desteklemek amaçlı “Youtube’un Dibi” hareketi Konsol Üssü kanalı tarafından başladı. Buradan feyz alarak bende önerdiğim film ve dizi ile ilgili yayın yapan 5 youtube kanalını yazma kararı aldım.Umarım beğenerek okuyacağınız bir yazı ve severek takip edeceğiniz kannallar önermek ümdiyle.

1. Geekyapar

   Yayın hayatına internet sitesi olarak (https://geekyapar.com/) girdikten sonra youtube’da boy göstermeye, özellikle de son iki yılda başladılar. Film, dizi ve çizgi roman incelemeleri yapılan kanal kısa bir süre içinde 100.000 barajını aştı. Özellikle “Sen ne diyon” adlı programları kanalın büyümesinde önemli rol oynadı. Kanal ile tanışmam da etkili olan “Doctor Who” incelemelerini özellikle tavsiye ederim. Kanal da müdür Cevdet Canver, Leğenci Ömercan Gürdal, Çöpcü Can Sungur, Yunanistanlı Yiğitcan Erdoğan, Mr. Kaka Can Türkdoğan ve feminist birey Aybike Turan yer almakta. Ayrıca kanal da Can Bonomo, İsmail Türküsev ve Can Sungur birlikte bir radyo programı da ( O Tarz Mı ) yapmaktadır.

2. Kafeinsiz


   Geekyapar gibi yayın hayatına internet sitesi (https://kafeinsiz.com/) olarak girdikten sonra youtube’a Berk Gün yönetiminde giren kanal; film ve dizi incelemeleri yapmakta. Berk Gün’e kamera önünde farklı kişiler eşlik etse de Berk Gün kanalın yüzü olmuştur. Kanal 100.000 barajına yaklaşmış bulunmaktadır. Özellikle “Öldüren Sorular” adlı formatları çok beğenilerek takip edilmektedir. Ayrıca kanal da Ceyhun Yılmaz yer yer konuk olmaktadır.

3. Filme Gitmeden Önce

   Yayın hayatına blog olarak başladıktan sonra youtube hayatına girmişlerdir ve girdikten sonra çok hızlı bir yükseliş gösteren kana,l tüm hızıyla yayın hayatına devam etmektedir. Kanalın beyni olan Cem Başak ve kanal da seslendirme işlerini yapan seslendirme sanatçısı babası Can Başak ile yer almaktadır. Kanalda film incelemeleri ve sinema ile ilgili çeşitli haberler yer almaktadır. Film eleştirilerini ve sinema haberlerini mizahi bir dille yapmaları ile kısa sürede 300.000 barajını aşmışlardır.

4. Filmler ve Filimler


   28 Temmuz 2015’de film ve filim diye iki ayıran oluşum olarak kurulmuşlardır. Kurulduktan kısa bir süre sonra youtube’da aktif olarak yer alan kanal kısa bir süre içinde 300.000 barajını aşmıştır. Özellikle yaptıkları “Eleştirel Parodiler” çok beğenilmiş ve tutmuştur. Kanal “Premium Eleştirel Parodiler” başlığı altında internet sitelerinden sattıkları video ile bugün youtube üzerinden yayınladıkları “Hile” adlı web diziyi çekmişlerdir. Ayrıca kanal da genç kısa filmcilerin web dizilerini de yayınlayarak genç sinemacıları desteklemektedir. Kanalın yüzü olan Fox lakaplı Taha Ulukaya yönetiminde kanal yayın hayatına devam etmektedir. Kanalın içinde sinema sektörünün farklı kollarında çalışan kişiler yer almaktadır.

5. Ezgi’nin Kanalı

   24 Mar 2015 tarihinde film/dizi/karakter incelemeleri sunan kanal olarak yayın hayatına başlayan kanal, kısa süre içinde başarıya ulaştı. Bugün 200.000 barajını aşan kanal yayın hayatına devam etmektedir. Kanalın sahibi Ezgi Zorba'dır. Ayrıca kanal da; eğlence ve vlog yayınlarını da bulabilirsiniz.