Kalbimi acıtan bir kış ezgisi : Winter Sonata

                                   



      Kolay kolay ağlayan bir insan değilimdir. Ağlamam için gerçekten ama gerçekten canımın yanması gerekir.Bir çok dizi ve film izledim. İnsanların genelde ağladığı yerlere de pek ağlamam. Hani saysan toplasan kaç tane olduğu sayılabilir cinsteyimdir. Sulugöz değilim tekrar belirtiyorum. Ama böylesi yok. Böyle bir dizi yok, böyle müzikler yok.Bir insan üçüncü bölümden başlayıp son bölüme kadar ağlar mı ? El insaf ya. Bende ne nefes alacak yer kaldı ne de gözümde yaş. Kupkuru bir şey oldum çıktım. Hadi dizi bitti. Son bölüm geldi. Oh güzel. Yok abi ne rahatlaması yüzümü yıkamak için gidip tuvalette ağlamaya devam eden bir manyak oldum. Kendimi tanıyamıyorum. Hani düşünmüyor değilim ' Başrol çok yakışıklıydı , ondan mı acaba ? ' yok yine kurtarmıyor. Başrol yakışıklı diye ağlanmaz yani :)
    Sizi bu büyülü atmosfere götürmek istiyorum. Kışı çok seven biri olarak ( ve yine kışla ilgili bir film olan Edward Scissonhards'ı da çok severim. varsa vaktiniz izleyin. Takıntılıyım kışa . ) ismine vuruldum dizinin.       ' Winter Sonata ' Kış sonatı anlamına geliyor. ( Bilmeyenler için sonat: sözsüz ezgi anlamına geliyor. ) Ve ilk başta kısaca bu muhteşem diziyi tanıtmak istiyorum.
   

Oyuncular
Bae Yong Jun (Bae Yong-joon / 배용준)- Kang Jun-Sang / Lee Min-Hyung
Chaoi Ji Woo (최지우)-Jung Yoo-Jin
Park Yong Ha ( 박용하 ) / (Park Yeong Ha) - Kim Sang-Hyuk
Park Sol Mi ( 박슬기 ) - Oh Che-lin
Lee Hye Eun - Jin Suk
Ryu Seung Soo - Yong Kuk
Jung Dong Hwan - Sang-Hyuk'un babası
Lee Hyo Chun - Sang-Hyuk'un annesi
Yoo Yul - Radyo Programcısı
Kim Hae Sook (Kim Hae Suk) 김해숙- Yoo-Jin'in annesi


Ödüller

* 2002 KBS Awards: En İyi Erkek Oyuncu (Bae Yong Jun )
* 2002 KBS Awards: En İyi Bayan Oyuncu (Chaoi Ji Woo)
* 2002 KBS Awards: En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu (Park Yong Ha)
* 2002 KBS Awards: En Popüler Erkek Oyuncu (Bae Yong Jun )
* 2002 KBS Awards: En Popüler Bayan Oyuncu (Chaoi Ji Woo)
* 2004 KBS Awards: Özel Ödül (Yoon Seok Ho)


Anime

Dizinin 2009'da yayınlanmak üzere bir anime versiyonu yapılmıştır. Anime versiyonunda da ana karakterler Kang Jun-sang ve Jung Yoo-jin'i dizide bu karakterleri oynayan Bae Yong Jun ile Choi Ji Woo seslendirilmiştir.


Konusu  :

      Okula yine geç kalan Yoo-Jin bindiği otobüste uyuya kalınca tesadüfen Kang Jun-Sang adında bir çocukla tanışır. Kang Jun-Sang, Choonchun'a babasının kim olduğunu bulmak için gelmiştir. Yoo-Jin ile okulda aynı sınıfa düşünce aralarında ilişki yavaş yavaş aşka dönüşür.
      Kang Jun-Sang babasını aramayı sürdürürken, Yoo-Jin ile yılbaşı gecesi buluşma sözü verirler. Kang Jun-Sang, Yoo-Jin ile buluşmaya giderken kendisine bir kamyon çarpar. Yoo-Jin ertesi sabah okulda Jun-Sang'ın öldüğünü öğrenir... Yoo-Jin'in hayatı bir anda kararmıştır.
      Aradan 10 yıl geçer ve Yoo-Jin, çocukluk arkadaşı Sang-Hyuk ile çıkmaya başlar. Ama Jun-Sang'ı asla unutamaz. Sang-Kyuk ile nişanlanacaktır ve nişana giderken sokakta Jun-Sang'a çok benzeyen birisini görür. Peşinden gider ama yetişemez, ardından nişana geç kalan Yoo-Jin nişanın iptal edilmesine sebep olur.
      Yoo-Jin bu adamı yeniden görecektir. Yolları iş görüşmesinde yeniden kesişir. Bu adam Kang Jun-Sang'a çok benziyordur ama adı Lee Min-Hyung'dur. Yoo-Jin'in hayatı bundan sonra tamamen değişecektir...


     Şimdi size her dinlediğimde kalbimin acımasına neden olan o şarkının sözlerini söylemek istiyorum. Çünkü biliyorum ki bazen kelimeler müzikler kadar inemiyor derine. Bir yerde tıkanıyor ve aşk müziklere gizleniyor. Notların ışıldamasıyla hayat buluyor aynı kar taneleri gibi...

                                  
                                       From The Beginning Until Now

   
Bana asla geri dönmeyeceksin bu yüzden bunu yapamazsın,
Lütfen bunu yapmayı bırak, böyle sadece beni teselli ediyorsun


Eğer seni tekrar göremezsem, gerçekten seni unutmak istiyorum...
Seninle ilgili, bende tutulup kalan bütün anıları

Ne zaman gülmek istesem, beni ağlatıyorsun...
Tek istediğim şeye bile engel oluyorsun...
Seni ne zaman özlesem, kendimi kontrol edemiyorum.
Seni unutmayı denesem bile, unutamıyorum..

Eğer seni tekrar göremezsem, gerçekten seni unutmak istiyorum...
Seninle ilgili, bende tutulup kalan bütün anıları

Ne zaman gülmek istesem, beni ağlatıyorsun...
Tek istediğim şeye bile engel oluyorsun...
Seni ne zaman özlesem,
kendimi kontrol edemiyorum.
Seni unutmayı denesem bile, unutamıyorum..

Birini sevmenin bu kadar zor olacağını hiç düşünmemiştim


Ne zaman gülmek istesem, beni ağlatıyorsun...
Tek istediğim şeye bile engel oluyorsun...
Seni ne zaman özlesem,
kendimi kontrol edemiyorum.
Seni unutmayı denesem bile, unutamıyorum.. 
 

     Bu diziyi izlemek için bir kaç nedenim vardı. Genellikle biri öneriri yada afişini beğenirsin izlersin. Oysa ben :
- Başroldeki adam için ( Bae Yong Joon )
- Afiş için
- Yurtdışında ödül alan ilk Kore dizisi olduğu için
- İkinci oğlan 33 yaşında öldüğü için
- Diziden sonra animesi yapıldığı için
- Dizi zamanında izlenme rekorları kırdığı için
- Dizinin finali reytinginin milli maçların reytingini bile geçtiği için
- Bir kış dizisi olduğu için
- Drama bağlamak için
- Ve Tanrım o müzik için başladım izlemeye... 

 NOT :  Müzik nasıl dikkatimi çekti ??? 
      Cevap : Manitam Heechul'ün videolarını izlerken onu söylediğini duydum . Ben o an öldüm zaten.

 NOT : Tamamen gerçektir. Bir gün oturuyorken bir arkadaş bana neden o diziyi izlemediğimi sordu . Ve bilinçaltından gelen cevap : ' Ama izlersem bitecek...'

     İşte bu sebeplerden ötürü başladım izlemeye ilk üç bölüm gayet güzel gidiyordu. karakterleri tanıdım ve garip bir şekilde hemencecik de alıştım. Sanki onları uzun zamandır tanıyorum :=) Zaten gözler başrolde. O çıktığında avını gören bir penter gibi irkiliyorum, göz bebeklerim büyüyor. Ve of Tanrım . Hiç beklemediğim bir şey oluyor ve 3. bölümün sonunda benim ağız sonuna kadar açılıyor , şaşkınlık boyumu geçiyor. Ve ben aşık oluyorum ... 
     
Yoo Jin   :Hiç gerçekten birini sevmedin, değil mi?
Jun Sang :...
Yoo Jin   :Yanı başında olan bir insanın bir gecede yanından ayrılması nasıl bir histir bilmiyorsun, değil mi?
Her şeyin aynı, fakat artık onun var olmadığını bilmek...

      Dizi boyunca o kadar çok şok yeri varki , ağlarken şaşkınlıktan donduğum yerler oldu. Zaten normal seyrederken bir dram başlıyor arkadan bir müzik sizde derman yok. Göz yaşlarınızın kurumasına bile fırsat kalmıyor hatta. Sanırım millet olarak acı çekmeyi seviyoruz ne diyebilirim ki ? Ama aynı şey onlar için de geçerli :) Bu dizi benim ilk dramam olma özelliği taşıyor. Genelde dram izlemem romantik- komedi olur. Ama tüm önyargıların yıkıldı ve ben kalkanını önüne indirmiş bir askerim . Her türlü saygıya eğiliyorum.
     İşte böyle başladı maceram.Bu dizi boyunca her şeyden kıstım, zamansızlığın içinde zaman yarattım - hatta saat 6'da kalkıp izledim - ağır ağır ilerleyip hiç ileri sarmadan  bitirdim. Bittiğinde siyah göz kalemim artık gözümde değildi. Ve ben bağlandım. Dizinin bitmesi onu bende bitirmedi. Halen tüm sahneler aklımda... O kolye, polaris , eldivenler, o eski fotoğraf, otobüsün en arka koltuğu ... Bir şekilde asla unutamayacağımı hissediyorum :) Pişman mıyım ? ASLA